Ramazan sofrasına ‘et’ koymak isteyen dar gelirli, Beylikdüzü’ndeki Et ve Süt Kurumu’nun önünde bir kilo kıyma alabilmek için saatlerce bekledi. Ucuz et almak isteyenler uzun kuyruklar oluşturdu.
Yüksek enflasyon karşısında düşük geliriyle yaşam mücadelesi veren emekli ve asgari ücretli Ramazan ayının gelmesiyle birlikte kara kara düşünmeye başladı. TÜİK’in açıkladığı yüzde 41’lik ocak ayı enflasyonun çarşıda karşılığı bulunmazken, Ramazan ayının simgesi olan Ramazan kolisi fiyatındaki artış ekonomideki çarpıklığı ortaya koydu. Buna göre en ucuz Ramazan kolisi 2018’de 49 lirayken geçen yıl 280, bu yıl ise 451 lira olarak hesaplandı. Etten Ramazan pidesine salçadan, yağ ve baklagile birçok temel gıda ürünündeki hızlı fiyat artışları yapılan araştırmalarla da ortaya kondu.
AMUAR’ın gıda fiyatları endeksine göre, Eylül 2021’den bu yana gıda fiyatları yüzde 1.085 oranında arttı. Türkiye’nin, daha uzun süre devam edeceği tahmin edilen enflasyon sarmalına sürüklendiğine dikkat çekilen araştırmada Eylül 2021’de 100 liraya satın alınan bir gıda sepeti için vatandaşlar bu yıl ocak ayında bin159 lira, şubatta bin 185 lira ödemek zorunda kaldı. Raporda, “Sabit gelirlilerin yoksullaşma süreci devam ediyor. Ücretlerdeki artış gıda fiyatlarındaki artışı karşılamaya yetmiyor. Çalışanların alım gücü gıda fiyatlarına karşı erimeye devam ediyor” ifadeleri dikkat çekti.
Türkiye’de gıdaya ulaşmak her geçen gün daha da pahalılaşıyor. Vatandaşların yüksek enflasyon ve düşük gelir ile yaşam mücadelesi verdiğini belirten ekonomistler yanlış politikaların da fiyatları yukarıya çektiğini dile getiriyor. Yüksek rakamlar Ramazan ayına vatandaşın sıkıntıyla girmesine yol açıyor. Vatandaşın gıda enflasyonu reelde yüzde 100’lerin çok üzerindeyken TÜİK verileri bunun tam tersini gösteriyor. TÜİK’e göre Ocak 2025 gıda enflasyonu yüzde 41,7 olarak hesaplandı Bu dengesizlik Ramazan koli fiyatları ile ilgili yapılan araştırma da gözler önüne seriliyor. Buna göre en ucuz Ramazan kolisi yedi yılda yüzde 751 zamlandı. “Uygun fiyatlı” olarak nitelendirilen bir markette 2018 yılında 49 lira 90 kuruşa satılan Ramazan kolisi geçen yıl 280 liraya çıktı. Şubat 2025’te ise fiyat 451 lira olarak hesaplandı. Kolide Ayçiçek yağı, zeytin, salça, çay ve makarna gibi temel ürünlerin de yer aldığı 13 kalem ürün bulunuyor. CHP Milletvekili Cevdet Akay da “Dar gelirli vatandaşlarımızın yüzü ne yazık ki Ramazan ayında da gülmeyecek. Yılın 11 ayında boğazından kuru ekmek geçen vatandaşlarımız Ramazan ayında da kuru ekmeğe muhtaç bırakıldı. Geçim her geçen gün zorlaşırken yaşam maliyeti ise can yakıcı bir noktaya ulaşmış durumda. Bu durum asla kabul edilemez. Vatandaşlarımızı açlığın gölgesinde yaşamaya mahkûm eden bu düzen artık son bulmalı” dedi.
Etten Ramazan pitesine salçadan, yağ ve baklagile birçok temel gıda ürününde gizli zamlar dikkat çekti. Hızlı fiyat artışları araştırmalara da konu oldu. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’na bağlı KAMUAR’ın gıda fiyatları endeksine göre, Eylül 2021’den bu yana gıda fiyatları yüzde 1.085 oranında arttı. Türkiye’nin, daha uzun süre devam edeceği tahmin edilen enflasyon sarmalına sürüklendiğine dikkat çekilen araştırmada Eylül 2021’de 100 liraya satın alınan bir gıda sepeti için vatandaşlar bu yıl ocak ayında 1.159 lira, şubat ayında ise 1.185 ödemek zorunda kaldıklarına vurgu yapıldı. Raporda, “Endeksi Haziran 2020’den bu yana her ay, aralıksız olarak yayınlıyoruz. Bu 57 aylık dönemde gıda fiyatları 16 katı arttı. 100 liraya alınan bir sepet gıda maddesinin fiyatı bugün 1.732 liraya çıktı. Gerek gıda fiyatlarında gerekse de genel enflasyon oranlarında yıllık olarak yaşanan düşüşler, fiyatların, dolayısıyla hayat pahalılığının azaldığı anlamına gelmiyor. Aksine fiyatlar, artış oranı önceki aylara göre azalsa da artmaya devam ediyor. Diğer bir ifadeyle hızı düşse bile sabit gelirlilerin yoksullaşma süreci devam ediyor. Ücretlerdeki artış gıda fiyatlarındaki artışı karşılamaya yetmiyor. Çalışanlarının alım gücü gıda fiyatlarına karşı erimeye devam ediyor” denildi.
