Altı aylık dönemleri kapsayan maaş zamlarının daha ilk aylarda eridiğine ve enflasyon altında kaldığına dikkat çeken Öğretici, bu durumun sabit gelirlilerin alım gücünü doğrudan etkilediğini ifade etti.
Ayrıca altı ay sonra verilen enflasyon farkının geçmiş dönemleri kapsamadığını ve o aradaki farkın da sabit gelirlinin cebinden çıktığını ifade eden Öğretici, ilk olarak yıllardır oluşan kayıpların karşılanmasını; ardından da aylık olarak yaşanan eflasyon kayıplarının maaşlara yansıtılmasını talep etti.
Öğretici, yıllardır enflasyon altında maaş zammı alan memurların bir diğer büyük sorununun ise vergi yükünün yüksekliği olduğunu anımsatarak; tüm memur, emekli ve diğer çalışanların maaşlarından gelir vergisi oranında kesintilerin peşin olarak yapıldığını dile getirdi.
Memurların özellikle yılın ikinci yarısından itibaren alınan zamları hesaplarında göremediğini; yılın ikincisi yarısına doğru girilen vergi dilimi nedeniyle verilen zammın kepçeyle geri alındığını belirterek, vergi dilimi oranlarının kamu görevlileri için yüzde 10’a sabitlenmesini talep etti.
