Güne sabah 07.30’da başladığını söyleyen Baysal, mesleğini sadece bir iş değil, bir sanat olarak gördüğünü vurguluyor. “Bu işi sevmesem burada 60 yıl oturmazdım. Her sabah severek dükkânımı açar, aynı heyecanla işime başlarım” diyen usta, işine olan bağlılığını dile getiriyor.
Babasının vefatından sonra imalat işini devraldığını anlatan Baysal, “Babamla birlikte yıllarca kundura yaptık. O gidince ben bu mesleği bırakmadım. Tamire ve yemeni üretimine ağırlık verdim. Bugün hala aynı dükkanda, aynı tutkuyla devam ediyorum” dedi.
Yeni neslin zanaata ilgisizliğinden yakınan Baysal, “Çırak gelmiyor, herkes okula gidiyor. ‘memur olacağım’ diyorlar ama bu meslek de iyi kazandırıyor. Ayda 100 bin lira, 150 bin lira kazanıyorum. Daha fazlası da oluyor. Bu işle 4 çocuğumu üniversitede okuttum, hepsini evlendirdim” diye konuştu.
Yıllardır ailesinin geçimini sağlayan bu zanaatın kendisine çok şey kattığını ifade eden Baysal, “Allah bu mesleğin yüzü suyu hürmetine her şeyi nasip etti. Hem geçindim, hem saygı gördüm. Bu işin kıymetini bilmek gerek” diyerek sözlerini tamamladı.
