Trump’ın açıklamasının ardından New York Borsası’nda işlem gören Arabica türü vadeli kahve kontratları pound başına 2,90 doları aşarak, son haftaların en yüksek seviyesine ulaştı. Yıl başından bu yana fiyatlarda yüzde 32’lik bir artış yaşanırken, bu yükselişin temel nedeninin tedarik zincirindeki belirsizlikler ve alternatif kaynakların daha pahalı olması olduğu bildiriliyor.
Kaliforniya merkezli kahve sektör danışmanı Michael Nugent, bu tür bir verginin ABD’li kahve firmaları için ciddi bir mali yük oluşturacağını belirtti. ABD’nin alternatif olarak Kolombiya, Peru ve Vietnam gibi ülkelere yönelmesi gündemde olsa da, bu ülkelerin üretim kapasitesinin ve fiyat yapısının Brezilya’nın yerini dolduramayacağı ifade ediliyor.
Brezilyalı ihracatçılar ise ABD pazarındaki belirsizlik nedeniyle yönünü Avrupa ve Çin’e çeviriyor. Avrupa Birliği, Latin Amerika ve Afrika ile ticaret anlaşmalarını genişleterek daha güvenilir bir pazar haline gelirken, Çin’in kahve ithalatı da son bir yılda ciddi artış gösterdi. Brezilyalı üretici Paulo Armelin, “ABD’li alıcılar bu vergiyi karşılayamaz. Artık hedef pazarlarımız arasında Almanya ve Çin ön planda,” diye konuştu.
Her ne kadar ticaret rotaları yeniden şekillense de, kahve fiyatlarını belirleyecek temel unsur küresel arz miktarı olacak. ABD Tarım Bakanlığı’nın tahminlerine göre 2025’te dünya genelinde kahve üretimi yüzde 2,5 artarak 178,68 milyon çuvala ulaşabilir. Özellikle Robusta türü kahvede üretimin yüzde 7,9 artması beklenirken, Arabica’da yüzde 1,7’lik bir düşüş öngörülüyor. Buna karşılık dünya genelinde kahve stoklarının da artması, fiyat baskısını sınırlayabilir.
