Asgari ücrette ilk toplantı 12 Aralık’ta
Eğilmez, öncelikle açlık ve yoksulluk sınırlarını tanımlayarak hesaplamasının çerçevesini çizdi. Açlık sınırını “dört kişilik bir ailenin, sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için bir ayda gıda için yapması gereken asgari harcama tutarı”, yoksulluk sınırını ise “gıda, giyim, konut, ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için zorunlu aylık harcamaların toplamı” olarak hatırlattı.
Eğilmez, “2025 yılında asgari ücret 22.104 lira olarak belirlendi ve yıl boyunca hiç değiştirilmedi” diyerek başladığı hesaplamasında, yüzde 30 oranında gerçekleşeceği tahmin edilen yılsonu enflasyonunun asgari ücretlinin satın alma gücünde 6.631 liralık bir kayba neden olduğunu ifade etti. Bu kaybın telafisi için öncelikle mevcut ücretin yüzde 30 artırılması gerektiğini, ardından da 2026 yılı için Orta Vadeli Program’da öngörülen yüzde 16’lık enflasyonun bu artışın üzerine eklenmesi gerektiğini belirtti.
Eğilmez’in yazısında yer verdiği tabloya göre, 2025 yılı boyunca asgari ücretlinin yaşadığı kaybın iadesi ve 2026 enflasyon tahmininin eklenmesiyle ortaya çıkan asgari ücret ihtiyacı şu şekilde hesaplandı:
Bu tabloya dayanarak Eğilmez, şu ifadeyi kullandı:
Eğilmez, Kasım 2025 itibarıyla TÜRK-İŞ tarafından açıklanan açlık sınırının 29.827 TL, yoksulluk sınırının ise 97.159 TL olduğunu hatırlattı. Bu verilerle birlikte asgari ücretle geçinen bir ailenin durumuna da dikkat çekti:
