Küresel gelişmeleri de değerlendiren Mahfi Eğilmez, dış piyasada ABD-Çin ilişkilerinde bir yumuşama yaşandığını ve bu durumun Türkiye’ye olumlu yansıdığını dile getirdi. Eğilmez, “Altın fiyatlarındaki düşüş, CDS primindeki gerileme ve içeride TL’ye dönüşte artış sinyalleri, Türkiye ekonomisi için olumlu bir atmosferin doğmasına neden oldu” açıklamasında bulundu.
Gündemdeki en önemli konulardan biri olan asgari ücrete ara zam beklentisine de değinen Mahfi Eğilmez, bu konuda temkinli bir yaklaşım sergiledi. “Üç ay sonra enflasyonun nerede olacağı ve beklentilerin hangi yönde gelişeceği belirleyici olacaktır. Çok yüksek olmasa da bir ara zam yapılması gerekebilir. En azından beklenti oluşması kaçınılmaz” dedi.
ABD ile Çin arasında uzun süredir devam eden ticaret savaşına da değinen Eğilmez, son dönemde karşılıklı olarak atılan tarife indirim adımlarını “Başladığımız noktaya geri döndük” şeklinde değerlendirdi. “Bu süreç dünya genelinde büyük bir tedirginlik yarattı. Şimdi ise piyasalar normale dönüyor. Altın ve petrol fiyatlarında dengelenme gözlemleniyor. Ancak petrol fiyatlarının yükselmesi ve euronun değer kaybetmesi Türkiye açısından olumsuz unsurlar” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin dış ticaret dengesine de değinen Mahfi Eğilmez, ihraç edilen ürünlerin düşük ve orta teknoloji seviyesinde olduğunu, buna karşılık ithal ürünlerin daha yüksek teknolojili olduğunu belirtti. Eğilmez, “Dış ticaret haddimiz 100 olması gerekirken 85 seviyelerinde. Bu, ithal ettiğimiz ürünlerin ihraç ettiklerimize göre daha değerli olduğunu gösteriyor. Yüksek teknolojiye dayalı üretim ve marka yaratma kapasitesini geliştirmemiz şart” dedi.
Mahfi Eğilmez, geçmiş dönemde düşük faiz politikası nedeniyle altın, döviz, borsa ve gayrimenkul gibi varlıklara yönelimin arttığını vurgularken, “Bu varlıklar düşük faiz ortamında cazip hale geldi. Ancak faizlerin yükselmesiyle bu eğilim tersine döndü. Risklerin azalmasıyla birlikte fiyatların normale dönmesi bekleniyor” değerlendirmesinde bulundu.