“Savaş, dezenflasyon sürecini olumsuz etkilese de kararlılığımızı değiştirmiyor. Önümüzdeki dönemde de tüm para politikası araçlarını temel amacımız olan fiyat istikrarı doğrultusunda kullanmaya devam edeceğiz.”
Petrol fiyatlarındaki oynaklığın son dönemde azalsa da halen tarihsel ortalamasının üzerinde olduğunu dile getiren Karahan, endüstriyel metal ve tarımsal emtialar kaynaklı olarak enerji dışı fiyatların da arttığını ifade etti.
TCMB Başkanı Karahan, enerji fiyatlarına bağlı olarak manşet enflasyonun küresel ölçekte yükseldiğine, bu duruma küresel anlamda para politikalarının ilk tepkisinin sınırlı olduğuna işaret ederek “Gelişmiş ülkelerde daha önce beklenen faiz indirimlerinin ötelendiğini görüyoruz. ABD Merkez Bankasının (Fed) yıl boyunca politika faizini değiştirmeyeceği fiyatlanırken Avrupa Merkez Bankasının (ECB) ise yılın ikinci yarısında politika faizini artırması bekleniyor. Bundan sonraki süreçte savaşın gelişimini enerji nakliyatındaki aksamaların boyutu ve süresi belirleyici olacak” değerlendirmelerinde bulundu.
Fatih Karahan, sıkı para politikalarının hedeflenen sonucu olarak, talep kompozisyonunda dengeli seyrin devam ettiğini bildirerek 2025’te tüketimin büyümeye katkısının 2023’e kıyasla belirgin olarak gerilediğini, yatırımların katkısının ise devam ettiğini söyledi.
Türkiye’nin ekonomik göstergelerine ilişkin bilgi veren Karahan, “Küresel ticarette jeopolitik koşullardaki zorluklara rağmen geçen ay ihracatta artış, ithalatta ise azalış gerçekleşti. Yüksek fiyatlar nedeniyle enerji ithalatının artmasına karşın, altın ve enerji hariç ithalatta düşüş gözlendi. Böylelikle dış ticaret açığı nisan ayında ilk çeyreğe kıyasla geriledi” ifadelerini kullandı.
Nisan itibarıyla yıllık tüketici enflasyonun yüzde 32,4 seviyesinde gerçekleştiğini hatırlatan Karahan, Mayıs 2024’te ulaşılan zirveyle kıyaslandığında, enflasyonda belirgin bir düşüş yaşandığını ancak enflasyonun yüksek seyrini koruduğunu ifade etti. TCMB Başkanı Karahan, enflasyonun yakın dönemdeki seyrini değerlendirmek için ana eğilim göstergelerine başvurduklarına dikkati çekerek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yıllık enflasyon, geçmiş dönem artışları bünyesinde barındırdığından, yakın dönem görünümü yeterince yansıtmayabiliyor. Göstergelerin son 3 aylık ortalamaları enflasyonun ana eğiliminde bir miktar yükselişe işaret ediyor. Nitekim yılın ilk 4 ayındaki fiyat artışlarına baktığımızda, geçen yıla kıyasla enflasyonun temel mal ve hizmet gibi çekirdek gruplarda yavaşladığını, ancak gıda ve enerjide yükseldiğini görüyoruz.”
