Gelişmekte olan ülkeler için kabus senaryosu: Tarihin en büyük krizi kapıda
Karahan, konuşmasının başında fiyat istikrarının sürdürülebilir büyüme ve toplumsal refah artışı için ön koşul olduğunu vurguladı. TCMB’nin temel misyonunun sürdürülebilir fiyat istikrarını sağlamak ve finansal istikrarı desteklemek yoluyla toplumsal refaha katkıda bulunmak olduğunu belirten Karahan, 2025 yılı faaliyetlerinin de dezenflasyon sürecini sürdürmek ve kalıcı hale getirmek amacıyla yürütüldüğünü söyledi.
Karahan, 2025 yılında küresel ekonomi açısından en belirgin unsurun uzayan belirsizlik ortamı olduğunu ifade etti. Bu belirsizliğin yıl boyunca yatırım, ticaret ve finansal koşullar üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Karahan, buna rağmen küresel iktisadi faaliyetin görece dirençli bir görünüm sergilediğini söyledi.
Küresel büyümenin tarihsel ortalamaların altında kalmaya devam ettiğini kaydeden Karahan, hizmet sektöründeki toparlanma ile dijitalleşme odaklı verimlilik artışının büyümeyi destekleyen unsurlar arasında yer aldığını ifade etti. Küresel ölçekte dezenflasyon sürecinin sürdüğünü belirten Karahan, buna karşın ticaret politikalarındaki belirsizlikler ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların enflasyonist baskı yarattığını dile getirdi.
Bu görünüm altında merkez bankalarının faiz indirimlerinde daha temkinli davrandığını söyleyen Karahan, küresel finansal koşulların görece sıkı kalmaya devam ettiğini belirtti.
TCMB Başkanı Karahan, 2026 yılı şubat ayı sonunda Orta Doğu’da başlayan gerilimin enerji fiyatlarında hızlı yükselişe neden olduğunu söyledi. Enerji piyasalarında yüksek oynaklığın sürdüğünü belirten Karahan, bu gelişmelere karşı gerekli önlemlerin zamanında alındığını ifade etti.
Karahan, konuşmasının ilerleyen bölümünde bu önlemlerin ayrıntılarına değinerek, jeopolitik gelişmelerin enflasyon görünümü ve finansal piyasalarda oluşturabileceği riskleri sınırlamak için para politikası ve likidite araçlarının devreye alındığını aktardı.
Yurt içi makroekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde Karahan, 2025 yılının ilk çeyreğinde finansal koşullardaki sıkılığın etkisiyle iç talebin zayıfladığını belirtti. Özel tüketimin yıllık büyümeye katkısının önceki yılın sınırlı olarak altında gerçekleştiğini ifade eden Karahan, yıl genelinde büyümenin temel sürükleyicisinin hizmetler sektörü olduğunu söyledi.
Sanayi ve inşaat sektörlerinin de büyümeye katkı verdiğini belirten Karahan, don ve kuraklık nedeniyle tarımsal üretimde yaşanan gerilemenin tarım katma değerini düşürdüğünü aktardı. Bu çerçevede 2025 yılında iktisadi faaliyetin ılımlı seyrettiğini ve büyümenin yüzde 3,6 olarak gerçekleştiğini açıkladı.
