OECD’den Türkiye raporu: Potansiyel çok büyük ancak kapsamlı reform şart

OECD’den Türkiye raporu: Potansiyel çok büyük ancak kapsamlı reform şart

Raporda, yatırımların ağırlıklı olarak konut sektöründe yoğunlaştığı, buna karşın verimlilik artırıcı yatırımların payının son yıllarda yükseldiği belirtilirken, çalışma çağındaki nüfus artışına rağmen bu avantajın zamanla zayıflayabileceği vurgulandı.

Raporda Türkiye’de kadınların iş gücüne katılım oranının OECD ortalamasının 26 puan altında kaldığına dikkat çekildi. Bu durumun önemli bir potansiyel kaybı anlamına geldiği ifade edilirken, katı çalışma koşulları, yüksek maliyetler ve bakım hizmetlerindeki yetersizliklerin kadın istihdamını sınırladığı kaydedildi.

Erken çocukluk eğitimi ve bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması, ebeveyn izninin daha dengeli paylaşılması ve düşük gelirli ailelere yönelik desteklerin artırılması, kadınların iş gücüne katılımını artıracak temel adımlar arasında gösterildi.

OECD, Türkiye’de emeklilik sisteminin finansman yapısının yüksek prim yükü nedeniyle iş gücüne katılımı olumsuz etkilediğine işaret etti. Aynı zamanda sıkı iş güvencesi düzenlemeleri ve sınırlı esnek çalışma imkanlarının istihdam yaratımını zorlaştırdığı belirtildi.

Bu çerçevede emeklilik yaşının yaşam beklentisine bağlanması, prim yükünün azaltılması ve iş sözleşmelerinde esnekliğin artırılması önerildi.

Raporda, Türkiye’nin düşük maliyetli iş gücüne dayalı rekabet modelinden yüksek katma değerli üretime geçebilmesi için eğitim sisteminde dönüşüm gerektiği ifade edildi. Ortaöğretim ve yükseköğretim mezun sayısının artmasına rağmen becerilerin iş gücü piyasasıyla tam uyumlu olmadığına dikkat çekildi.

Türkiye’nin ticaret politikalarında uyguladığı ek vergiler ve tarife dışı engellerin yatırım ortamını zorlaştırdığı belirtilen raporda, devletin ekonomideki ağırlığının da rekabeti sınırlayan unsurlar arasında olduğu ifade edildi.

Exit mobile version