Türkiye otomotiv sanayisinin duayen ismi Emre Özpeynirci, bugünkü köşesinden sektör için “tehlike çanlarının çaldığını” belirterek kritik bir uyarıda bulundu. Özpeynirci’ye göre, ticari araç üretimi sayesinde bugün ayakta kalmayı başaran sanayi, elektrikli ve hibrit otomobil üretimine odaklanmazsa geleceğini kaybetme riskiyle karşı karşıya.
Özpeynirci, yazısında otomotiv sanayisinde kapasite kullanımının ve yerlilik oranının hızla düştüğünü vurguladı. Özellikle binek otomobil üretimindeki gerilemeye dikkat çeken gazeteci, bu durumu rakamlarla destekledi. Paylaşılan verilere göre, 2025’in ilk yarısında toplam üretim geçen yıla göre hafif bir düşüş gösterirken, asıl kan kaybı binek otomobil üretiminde yaşandı. Buna karşın, ticari araç üretimindeki artış, sektörün şimdilik ayakta kalmasını sağlayan ana faktör oldu.
Emre Özpeynirci’ye göre asıl sorun, Türkiye’nin küresel pazardaki elektrikli araç dönüşümünde geri kalması. Yazısında, “Elektrikli ve hibrit araç üretimi artık sadece çevreci bir tercih değil, küresel rekabetin ve hayatta kalmanın da anahtarı,” ifadelerini kullanan Özpeynirci, mevcut durumda üretilen birkaç elektrikli modelin, içten yanmalı motorlu araç üretimindeki düşüşü telafi etmeye yetmediğini belirtti.
Peki, bu darboğazdan çıkış yolu ne? Özpeynirci’ye göre çözüm net: “Türkiye otomotiv sanayii, ancak Avrupa pazarına yönelik elektrikli otomobil üretimini artırarak 2017’deki rekorları aşabilir ve gerçek potansiyeline ulaşabilir.”
Duayen gazeteci, sektörün geleceğinin, küresel trendlere uygun, yüksek teknolojili ve ihracat odaklı elektrikli otomobil projelerine ne kadar hızlı adapte olacağına bağlı olduğunun altını çizdi. Aksi takdirde, bugün ticari araçlarla kurtarılan günün, yarın kaybedilecek bir geleceğe dönüşebileceği uyarısında bulundu.
