ABD ile Çin arasında tekrar alevlenen ticaret gerilimi, küresel piyasaları dalgalandırdı. Washington’un ilan ettiği 90 günlük gümrük vergisi ertelemesi ve Pekin’in buna karşılık olarak attığı adımlar, yatırımcıları riskten uzak alanlara yöneltti. Bu gelişmeler, altın gibi güvenli liman varlıklarına olan talebi daha da artırdı. Aynı zamanda merkez bankalarının altın stoklarını artırma eğilimi de dikkat çekiyor.
Finans uzmanları, yılın ikinci yarısında altın fiyatlarının daha da yükselebileceğini öngörüyor. Uluslararası piyasalarda ons altının 3.250 ila 3.500 dolar aralığına ulaşabileceği konuşulurken, yurt içinde gram altın için 4.500 TL seviyeleri artık daha sık telaffuz edilmeye başlandı. Bu tahminlerin arkasında sadece küresel belirsizlikler değil, aynı zamanda Türkiye’deki döviz yönelimleri de etkili.
Piyasa analistleri, altının değer kazanmasında jeopolitik tansiyon, enflasyonist baskılar ve dolardaki zayıflama gibi faktörlerin önemli rol oynadığını belirtiyor. Özellikle yıl sonuna kadar gram altının 4.500 TL sınırına ulaşma ihtimalinin oldukça güçlü olduğu ifade ediliyor. Bu süreçte yatırımcılara ani alım-satım kararlarından kaçınmaları, daha stratejik ve uzun vadeli planlar yapmaları öneriliyor.
2025’in ilk çeyreği itibarıyla dolar endeksinde görülen düşüş, altın fiyatlarına ivme kazandırdı. Doların uluslararası piyasada zayıflamasıyla birlikte altın, yatırımcılar açısından yeniden öncelikli yatırım araçlarından biri haline geldi. Uzmanlara göre dolar bu zayıf seyrini sürdürdükçe, altındaki yukarı yönlü hareketin de devam etmesi oldukça olası görünüyor.
