Ekonomist Onur Çanakçı, Türkiye’de gelir adaletsizliğinin geldiği noktayı verilerle ortaya koyuyor. Yurttaşların %85’inin gelirinin giderini karşılayamadığını belirten Çanakçı, tablonun vahametini şu sözlerle özetliyor:
Çanakçı ayrıca, bu grupların aynı zamanda birer dolandırıcılık yuvası olduğunu hatırlatarak, “dosya masrafı” adı altında toplanan küçük meblağların toplamda devasa bir vurguna dönüştüğü konusunda uyarıyor.
Cumhuriyet’in haberine göre Sosyolog Zeliha Bürtek, ekonomik krizin toplumsal dokuda açtığı derin yaralara dikkat çekiyor. Devletin vergi ve SGK borçları konusunda daha sert ve ani tahsilat yöntemlerine yönelmesinin, bireylerin gündelik hayatını daha da kırılganlaştırdığını savunan Bürtek, şunları kaydediyor:
Rasyonellik Kaybı: “25 bin lira alıp karşılığında 100 bin liralık senet imzalamak, bir tercih değil çaresizliğin tescilidir.”
Toplumsal Sarsıntı: “Yasal yollar daraldığında insan illegal olana meyleder. Bu durum sadece cüzdanları değil, insanların devlete ve birbirine olan güvenini de bitirir. Bu, krizden daha kalıcı bir hasardır.”
