CEO Antonio Filosa, durumu açıklarken dikkat çekici bir itirafta bulundu, “Bugün açıklanan yükler, büyük ölçüde enerji dönüşümünün hızını fazla tahmin etmenin maliyetini yansıtıyor. Bu durum bizi birçok otomobil alıcısının gerçek dünya ihtiyaçlarından, olanaklarından ve isteklerinden uzaklaştırdı.”
Filosa ayrıca “geçmişteki yetersiz operasyonel uygulamaların” etkilerine de işaret etti. Kimin dönemindeki uygulamalardan söz ettiğini belirtmese de mesaj oldukça netti.
22,2 milyar euroluk toplam yükün yaklaşık 15 milyar eurosu ABD pazarındaki elektrikli araç stratejisi değişikliğinden kaynaklanıyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın elektrikli araç teşviklerini kaldırması ve emisyon düzenlemelerini gevşetmesi, Stellantis’in elektrikli araç planından geri adım atmamasının etkisi büyük oldu. Bu sebeple şirket, planlarını revize etmeye ve bundan sonra elektrikli araçlar, hibrit modeller ve gelişmiş içten yanmalı motorları kapsayan bir “özgür seçim” stratejisi izleyeceğini ve geçiş hızının “emre değil, talebe” göre belirleneceğini açıkladı. Stellantis’in kendi ifadesiyle şirket “son beş yılda elektrikli araçlarda lider” haline gelmiş olsa da bu liderliğin faturası ağır oldu.
Buna ek olarak önümüzdeki dört yıl içinde yaklaşık 6,5 milyar euroluk nakit ödeme yapılacak. Bu yıl hissedarlara temettü dağıtılmayacak. Şirket, bilançosunu desteklemek için 5 milyar euroya kadar yeni tahvil ihraç etmeyi planlıyor.
Stellantis, 2025’in ikinci yarısı için 19 ila 21 milyar euro arasında net zarar öngörüyor. Gelir ise 78-80 milyar euro bandında kalacak.
Yukarıdaki fotoğraf elektrikli Dodge Charger’a ait. Başka bir markadan esinlenerek, yaptıkları elektrikli otomobil çok pahalıya geldiği için “bir efsanenin” mirasını kullanarak satılmaya çalışıldı. Sonuç korkunç bir hüsranla bitti. Devasa indirimlere rağmen satılmayan modelin imdadına 3 litre çift turbolu bir içten yanmalı motor yetişti.
Piyasanın tepkisi acımasız oldu. Stellantis hisseleri Paris Borsası’nda gün içinde yüzde 30’a varan düşüş kaydetti. Milano’da işlem gören hisseler, şirketin 2021’deki kuruluşundan bu yana en düşük seviyeye geriledi. Şirketin piyasa değeri zaman zaman 17 milyar euronun altına düştü; yani yazdığı zarar, kendi piyasa değerini aştı.
Dalga etkisi Avrupa genelinde hissedildi. Alman DAX endeksinde Mercedes-Benz, BMW ve Volkswagen hisseleri yüzde 2’ye varan kayıplarla günün en kötü performans gösteren kağıtları arasında yer aldı. Renault yüzde 2, tedarikçiler Valeo ve Forvia ise yüzde 1,2’nin üzerinde değer kaybetti.
