Şubat ayı itibarıyla yürürlüğe girecek bir diğer düzenleme ise satış yetkisinin dijital ortamda verilmesini zorunlu kılıyor. Buna göre, konutunu satışa çıkarmak isteyen mülk sahipleri, emlakçılara e-Devlet üzerinden resmi yetki vermek zorunda olacak. Bu yetki olmadan taşınmazların ilan sitelerinde “satılık” olarak yer alması ve pazarlanması mümkün olmayacak.
Elektronik ortamda ilan doğrulama ve tapu entegrasyonu sayesinde, kayıt dışı emlakçılık, sahte ilanlar ve kaparo dolandırıcılığı gibi sorunların büyük ölçüde ortadan kaldırılması hedefleniyor.
Bir gayrimenkul yöneticisi Selçuk Hiçdurmaz, tapuda düşük bedel gösterme alışkanlığının hem alıcı hem satıcı açısından ciddi riskler taşıdığına dikkat çekti. Önceki dönemde örneğin 10 milyon lira değerindeki bir konutun tapuda 3 milyon lira civarında gösterilebildiğini ve buna bağlı olarak harçların çok daha düşük ödendiğini hatırlatan Hiçdurmaz, yeni dönemde bankaların da para transferlerinde daha etkin rol alacağını belirtti.
Yeni uygulamayla birlikte yüzde 4’lük tapu harcının, alıcı ve satıcı arasında yüzde 2-yüzde 2 şeklinde paylaşılmasının daha yaygın hale gelmesi beklenirken, gerçek bedel üzerinden işlem yapılmasıyla hem devletin vergi kaybının önüne geçilmesi hem de tarafların hukuki ve mali risklerden korunması amaçlanıyor.
Bu arada İstanbul’da konut piyasasının en hareketli ilçelerine bakıldığında; Aralık 2025 itibarıyla Endeksa verilerine göre “daire” nitelikli 2+1 evlerin ortalama fiyatları ve bu fiyatlara karşılık gelebilecek (döner sermaye bedeli hariç) ortalama tapu masrafları şöyle:
