Üreticilerin uğradığı zararın tespiti ve yaşanabilecek benzer olayların etkilerinin en aza indirilmesi için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu, AK Parti Malatya Milletvekili Bülent Tüfenkci başkanlığında toplandı.
Tüfenkci, komisyon olarak daha önce birçok ile gittiklerini, yarın da Düzce, Bolu ve Sakarya’ya giderek saha ziyaretleri yapacaklarını söyledi.
Komisyonun kısa raporunu, gittikleri illerdeki çalışmalar ve kendilerine ulaşan bilgiler doğrultusunda oluşturduklarını ve bununla ilgili raporu Bakanlığa, TBMM Başkanlığına ilettiklerini belirten Tüfenkci, nihai raporu da süresi içerisinde tamamlamayı hedeflediklerini ifade etti.
Toplantıda sunum yapan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Ziraat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Baki Remzi Suiçmez, zirai don zararında hasar miktarını azaltabilecek ilk önlemin, doğru yer seçimi olduğuna dikkati çekti.
Komisyonun ara raporunda zirai dondan zarar gören 16 meyve çeşidinin yer aldığını, bunlara 4 ürünün daha eklenmesi gerektiğini ifade eden Suiçmez, “Tarımdan tasarruf edilemez” mantığıyla yola çıkılarak ek tarımsal ekonomik paketin açıklanması ve yeniden üretim ortamına geçebilmek için çiftçilerin desteklenmesi gerektiğini belirtti.
Malatya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Özcan, Malatya’da bu yıl yaşanan zirai don olayına benzer olayların geçmiş yıllarda da yaşandığını, buna rağmen önlem alınmadığını savundu.
Türkiye’nin bu yıl meyve üretiminde beklediği 28 milyon ton üretimin tahminen 21 milyon tonlara kadar gerileyeceğini ifade eden Özcan, şunları kaydetti:
“Hem ekonomiye etkilerini hem de tüketicinin aslında bu ürüne ulaşımında çekeceği zorlukları tahlil etmemiz gerekiyor. Yaşanan krizde en büyük sıkıntıyı üreticinin gördüğünü ifade ediyoruz ama bütün bileşenlerin gördüğü zararın raporlara yansımasını bekliyoruz. Malatya’da yılda 5 bin kişinin üstünde bir istihdam sağlıyoruz ürünü ihracata hazırlama bölümünde. Hasat döneminde 30 bin aile misafir ediyoruz. Toplamda 800 bin ton yaş kayısı üretme rezervine sahibiz. Dünyada üretilen yaş kayısı toplamının yüzde 20’sini üretiyoruz.
Yıllık ortalama ihracatımız 100 bin ton ve son yıllarda 500 milyon dolar da hedeflediğimiz ihracat rakamlarını yakaladık. 500 milyon dolar bir ekonomik kazancın bir yıl bir şehirde olmadığını hesap ettiğiniz zaman bunun bütün parçalarının çok ciddi anlamda zarar gördüğünü görüyoruz. Bu manada özellikle üreticiye sağlanacak olan desteklerin bir an önce altı doldurularak her ürünün bu süre içerisinde üretim aşamasına gelene kadar uğradığı maliyetleri ortaya çıkarılarak bunun üreticiye ödenmesi gerek. Malatya’da yüzde 100 bir hasarla karşı karşıyayız. Bu zararın boyutlarını tahmin edebilirsiniz.”
