İddiaların merkezinde, Tesla’nın “elektrik enerjisinden kilometreye çevrim faktörü” olarak adlandırdığı ve US8054038B2 numarasıyla patentini aldığı özel bir hesaplama yöntemi bulunuyor. Davacılara göre Tesla, bu metotla sadece tekerleklerin kat ettiği fiziksel mesafeyi ölçmek yerine; şarj alışkanlıkları, yol koşulları, enerji tüketimi gibi birçok farklı faktörü karmaşık bir formülle kilometreye dönüştürüyor.
Davalardan birinde sunulan çarpıcı bir örnek durumu gözler önüne seriyor: Bir kullanıcı, her gün düzenli olarak kat ettiği 55 millik (yaklaşık 88 km) güzergah sonunda gerçekte toplam 6086 mil (yaklaşık 9794 km) yol yapmışken, aracının kilometre sayacının 13228 mil (yaklaşık 21288 km) kaydettiğini belirtiyor. Bu, neredeyse iki katından fazla bir fark anlamına geliyor!
Bu iddialar doğruysa, en büyük sorunlardan biri garanti sürelerinde yaşanıyor. Tesla’nın genellikle 100.000 ila 150.000 mil (yaklaşık 160.000 – 240.000 km) arasında değişen batarya ve aktarma organları garantileri, bu “şişirilmiş” kilometre kayıtları nedeniyle gerçek kullanımın çok öncesinde sona ermiş oluyor. Bu durum, olası arızalarda kullanıcıları beklenmedik ve yüksek maliyetli onarımlarla baş başa bırakma riski taşıyor.
Kilometre sayacındaki bu tutarsızlık, araçların gösterdiği tahmini menzil ve elektrik tüketimi verilerinin de doğruluğu hakkında ciddi şüpheler uyandırıyor. Kullanıcılar, aracın vaat ettiği menzile ulaşamadıklarını ve tüketim değerlerinin de gerçekçi olmadığını uzun süredir dile getiriyordu.
