İlçede neredeyse her evin kendi salamura yaprağını hazırladığı bu dönemde, erken toplanan mayıs yaprakları, lezzeti ve ekşiliği ile ayrı bir değer taşıyor. Bu yapraklar hem evlerde kışlık olarak saklanıyor hem de satışa sunularak önemli bir gelir kapısı oluşturuyor.
Yıllardır salamura yapan Sarıgöllü Ümmü Akkaya (40), mayıs ayında toplanan yaprakların tazeliği ve ekşiliğiyle daha lezzetli olduğunu belirtiyor. Akkaya, yaprak salamurasının püf noktalarını şu sözlerle anlatıyor:
“Mayısta topladığımız yapraklar daha körpe olur. Saplarını kestikten sonra cam ya da plastik bidonlara sıkı şekilde doldururuz. Kaya tuzuyla hazırladığımız salamura suyunu soğuduktan sonra döker, kapağını kapatırız. Serin ve gölge bir yerde iki yıl kadar dayanır. Bazıları yaprağı önce sıcak suda sarartıp öyle basar, biz tazesini tercih ederiz.”
Salamura yapraklar sadece kışlık tüketim için değil, aynı zamanda hediyelik olarak da değerlendiriliyor. Ümmü Akkaya, her yıl dört-beş bidon fazla salamura yaptıklarını belirterek, “Uzakta olan akrabalarımıza kargo ile gönderiyoruz ya da yanımıza alıp götürüyoruz. Çok makbule geçiyor” diyor.
Sarıgöl ve çevresindeki birçok üzüm bağında, üreticiler geleneksel bir yöntem olan “Topladığın yaprak senin olsun” anlayışını sürdürüyor. Bu sistemde işçilere günlük ücret verilmeden, topladıkları yaprağı satma hakkı tanınıyor. Yevmiyesi 850 TL olan işler yerine, bu yöntemle çalışan kadınlar günlük 1300-1500 TL gelir elde edebiliyor.
