TTB Aile Hekimliği Kolu Başkanı Dr. Sibel Uyan’ın açılış konuşmasıyla başlayan toplantıda ilk sözü TTB Merkez Konseyi II. Başkanı Dr. Pınar Saip aldı. TTB’nin 14 Mart sürecinde üst başlık olarak belirlediği “Başka Bir Sağlık Sistemi Mümkün” sloganının en önemli ayağının birinci basamak sağlık hizmetleri olduğunu söyleyen Saip, bu alanda görev yapan hekimler ve sağlık çalışanları için uygulamaların eziyete dönüştüğünü söyledi.
Saip, buna karşı mücadele eden tüm sağlık emekçilerinin yanında olduklarını dile getirerek TTB’nin 25 Şubat 2025 günü İstanbul’dan “Beyaz Yürüyüş” başlatacağını ve 1 Mart 2025 günü yürüyüşün noktalanacağı Ankara’da “Büyük Hekim Buluşması” düzenleyeceğini aktaran Saip, tüm hekimleri ve sağlık emekçilerini taleplerini daha yüksek sesle dile getirmek üzere Ankara’ya davet etti.
TTB üyesi Dr. Ayşegül Ateş Tarla’nın okuduğu ortak açıklamada, şöyle denildi:
“‘Sağlıkta performans sisteminiz ölüm getirdi’ dedik. Bu üç ayda taşeronlaşmış sağlık sisteminin çarkları arasında yenidoğan bebeklerin ölümlerini gördük. ‘Sağlıkta şiddeti önleyin’ dedik, ‘Aile hekimlerinin, hemşirelerin gırtlağına sarılın’ diyen milletvekili gördük. Bu üç ayda sağlığı korumak için mücadele ederken aşıların temin edilemediğini, bilim karşıtlığından topuk kanı alınmadığını, K vitamini yapılmadığı için bebeklerin beyin kanaması geçirdiğini gördük.Bu üç ayda acilde beklerken, hastaneden taburcu edilirken ölen yurttaşlarımızı gördük. Anjiyo masasında stent pazarlığı gördük. Bunlar hepimizin gördükleri, hepimizin yaşadıkları. Biz, sağlık emekçileri tüm bunlara karşı mücadele ediyoruz. Sağlık Bakanlığı ise sadece izliyor.”
“Sağlık meslek örgütleri olarak ‘Eziyet Yönetmeliği’ geri çekilene ve bizden gasp edilen haklarımızı alana kadar kasım ayında başlatmış olduğumuz hak mücadelemize devam ediyoruz. Bizim için mücadele günü olan 14 Mart Tıp Bayramı’nda üretimden gelen gücümüzü kullanarak iş bırakıyoruz. Sağlık meslek örgütleri olarak halkımızdan ve demokratik kitle örgütlerinden aldığımız güç ile Ankara’da bu mücadelemizi kitlesel bir eylemle yapacağımız çadır eylemimizi başlatacağımızı kamuoyuna duyuruyoruz.
Buradan bir kere daha hatırlatıyoruz:
Kamusal bir hizmet olan birinci basamak sağlık hizmetlerinin fiziki ve tıbbı donanımı ve ASM’ler kamu tarafından sağlanmalıdır.
Halkımıza nitelikli bir sağlık hizmeti sunabilmemiz için yeterli zaman ve olanak sağlanmalıdır. Koruyucu sağlık hizmetlerinin öncelendiği ve ekip anlayışını gözeten bir sistem inşa edilinceye kadar ASM sayısı hekim başına 2 bin nüfusu aşmayacak şekilde artırılmalıdır.
