Tüketici Hakları Derneği Genel Başkanı Ergün Kılıç, özellikle ücretsiz deneme süresi sonunda kartlardan otomatik ücret çekilmesinin önemli bir sorun haline geldiğini belirtti. Kılıç, kullanılmadığı halde aylarca ya da yıllarca ödeme yapılan “zombi aboneliklere” karşı kullanıcıların ekstrelerini düzenli incelemesi gerektiğini vurguladı.
Özellikle ilk ay ücretsiz denilerek alınan kart bilgileri, deneme süresi sonunda kullanıcıya herhangi bir hatırlatma yapılmadan yıllık veya aylık yüksek tutarlı çekimlere dönüşebiliyor.
Kılıç, dijital platformlarda film, müzik, oyun, bulut depolama, yemek teslimatı ve eğitim hizmetlerinde tüketicilerin sıkça karşılaştığı “ilk ay ücretsiz”, “7 gün ücretsiz dene” ya da “bir kahve fiyatına üyelik” gibi kampanyaların cazip görünse de yeterince dikkat edilmediğinde tüketicinin bütçesinde fark edilmeden büyüyen bir harcama yüküne dönüştüğünü söyledi.
Özellikle ücretsiz deneme sürecinde alınan kart bilgilerinin süre sonunda açık bir hatırlatma yapılmadan otomatik olarak ücretli üyeliğe çevrilmesinin önemli bir sorun haline geldiğine dikkati çeken Kılıç, “Birçok tüketici kullanmadığı hizmetler için aylarca, hatta yıllarca ödeme yaptığını ancak kredi kartı ekstrelerini incelediğinde fark edebiliyor” dedi.
Kılıç, tüketici sözleşmelerinde sıkça yer alan “iptal edilmediği sürece otomatik yenileme” şeklindeki hükümlerin çoğu zaman tüketiciyle müzakere edilmeden, önceden hazırlanmış standart sözleşmelere eklendiğini ifade etti.
Bu şartların bazen küçük puntolarla, karmaşık üyelik ekranları içinde veya dikkat çekmeyecek şekilde sunulduğunu dile getiren Kılıç, “Oysa tüketicinin yenileme tarihi, ücret miktarı, olası fiyat artışları, iptal yöntemi ve aboneliğin devam koşulları konusunda açık, anlaşılır ve kolay erişilebilir şekilde bilgilendirilmesi gerekiyor. Tüketici gerçek anlamda bilgilendirilmeden verilen onayın sağlıklı bir irade beyanı olduğu söylenemez” diye konuştu.
Kılıç, en önemli sorunlardan birinin de bazı platformların üyelik oluşturmayı saniyeler içinde tamamlatırken, üyelik iptalini zorlaştıran yöntemlere başvurması olduğunu söyledi.
Tüketiciyi karmaşık menüler arasında dolaştıran, sürekli farklı ekranlara yönlendiren veya vazgeçirmeye çalışan bu uygulamaların, tüketici hukukunda “karanlık arayüz” olarak değerlendirildiğini belirten Kılıç, “Çünkü bu yöntemler tüketicinin özgür karar verme sürecini etkileyebiliyor ve ekonomik çıkarlarını zedeleyebiliyor” dedi.
