UBS analistleri arasında yer alan Wayne Gordon ve Giovanni Staunovo, artan ticaret savaşları, jeopolitik belirsizlikler ve ekonomik istikrarsızlığın, altına olan talebi artırdığına dikkat çekti. Analistler, altının tarih boyunca güvenli liman olarak görüldüğünü vurgulayarak, mevcut küresel ekonomik ortamda da yatırımcıların değer saklama aracı olarak altına yönelmeye devam ettiğini belirtti.
UBS’nin altın tahminlerini yükselten tek finans kuruluşu olmadığı görülüyor. Avustralya merkezli Macquarie Group, fiyatların ikinci çeyrekte ons başına 3500 dolara kadar çıkabileceğini öngörerek, en iyimser tahminlerden birini yaptı. Fransız bankası BNP Paribas SA ise altının ortalama fiyatının 3000 doların çok üzerinde seyredeceğini belirtti.
Uzmanlar, küresel enflasyon, merkez bankalarının faiz politikaları, ABD doları ve tahvil getirilerindeki dalgalanmaların altın fiyatlarında belirleyici rol oynayacağını vurguluyor. Özellikle ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimi sinyalleri vermesi durumunda, yatırımcıların daha fazla altına yönelebileceği tahmin ediliyor.
Öte yandan, merkez bankalarının altın rezervlerini artırma eğilimi de fiyatların yukarı yönlü hareketini destekleyen faktörlerden biri olarak gösteriliyor. Son dönemde Çin ve Hindistan başta olmak üzere birçok ülkenin merkez bankaları, rezervlerini güçlendirmek için büyük miktarlarda altın alımı gerçekleştirdi.
