Kazılarda kafatasının göz çukurlarına deniz kabukları yerleştirilmiş ve yüzü alçı maskeyle kaplanmıştı. Arkeologlar, bu uygulamanın toplumsal ve dini ritüellerle ilişkili olduğunu ancak kesin nedenin hâlâ bilinmediğini belirtiyor.
British Museum’un Antik Yakın Doğu küratörü Dr. Alexandra Fletcher, Jericho’nun sürekli su kaynakları sayesinde yerleşim için seçildiğini ve bölgenin dünyanın en eski sürekli yerleşimi olduğunu söyledi. Kafatası, Neolitik döneme tarihleniyor; bu da Gize Piramitleri’nden çok daha eski bir dönemi temsil ediyor.
Araştırmacılar, alçıyla kaplanmış kafatasının muhtemelen atalara saygının ve toplumsal bağın bir simgesi olduğunu vurguluyor. Fletcher’a göre bu tür ritüeller, erken toplumların birlikte yaşamayı öğrenmesine ve ilk şehirlerin ortaya çıkmasına katkı sağlamış.
