Ustasından saz yapımının yanı sıra çalmayı da öğrenen Çaparoğlu, askere gidip geldikten sonra kendi iş yerini açtı. Gündüz saz imalatı yapan Çaparoğlu, akşamları ise gazinolarda sahne aldı. Aynı zamanda şair ve bestekar da olan Çaparoğlu, yıllardır bulduğu uygun ağaçları oyarak, bağlama yapıyor.
Ailesinden gizli öğrendiği mesleğini 50 yıldır severek sürdürdüğünü söyleyen Çaparoğlu, “İlkokulu bitirdikten sonra ailem beni bir mesleğe koydu ama ben saz yapmayı ve saz çalmayı istiyordum. Fakat ailem müsaade etmiyordu, bu işe ‘ayıp, günah’ diyorlardı. Ben de iş çıkışlarında gizli gizli bu mahalledeki ustalarımızdan hem saz çalmayı hem de yapmayı öğreniyordum.
Aynı zamanda şiir ve beste de yazdığını da ifade eden Çaparoğlu, “Yüzlerce okunan eserlerim var. Burada bu şekilde yaşayıp gidiyoruz. 20 sene sahnede saz çaldım. Gündüz saz imalatı yapıyordum, akşamları da sahnede saz çalıyordum. Şu anda ise bu iş benim için bir hobi oldu.
Mesleğini çok sevdiğini ve ömrü yettiği sürece de üretime devam edeceğini belirten Çaparoğlu, “Hiç boş vaktim yok, olmadı. Gençlere de aynı şeyi tavsiye ederim. Müzik, resim, tiyatro, yüzme ve spor kurslarına gitsinler, sosyal aktivitelerini arttırsınlar ve geliştirsinler. Ben bu işi seviyorum. Zaten ben bu meslek için birçok şeyi bıraktım. Resmi kurumlara girmiştim ama mesleğim için ayrıldım. Bu mesleği seviyorum. Bu meslek benim yaşama nedenim ve amacım oldu. Atölyemde tezgâhımın üstünde ölü bulunmayı istiyorum. Ömrüm yettiği kadar mesleğimi yapacağım. Beni tezgâhımın üstünde yıkılmış bir şekilde görürlerse ancak o zaman mesleği bırakırım” diye konuştu.
