Kişinin kendi hafızasından ve akıl sağlığından şüphe etmesine neden olan bu sinsi teknik, ikili ilişkilerde psikolojik şiddet vakalarının temelini oluşturuyor.
Özellikle narsistik istismar döngüsü içinde sıkışıp kalan mağdurlar, yaşadıkları durumu tanımlamakta zorlanırken, uzmanlar bu tehlikeli sürece karşı toplumsal farkındalığın artması gerektiğine dikkat çekiyor.
İngiliz yazar Patrick Hamilton tarafından 1938 yılında kaleme alınan ‘Gas Light’ adlı tiyatro oyunundan literatüre giren bu kavram, günümüzde psikolojik bir terim olarak kabul görüyor.
Oyunda, eşinin gerçeklik algısını bozmak için gaz lambasının ışığını her gün biraz daha kısan ve kadının ‘delirdiğini’ düşünmesini sağlayan bir adamın hikayesi anlatılıyor.
Bekarların yeni gözdesi nostaljik romantizm!
Bilimsel açıdan bakıldığında ise gaslighting; bir kişinin, karşısındaki bireyin algılarını, anılarını ve düşüncelerini sistematik olarak çarpıtması ve onu kendi hafızasını sorgular hale getirmesi olarak tanımlanıyor.
Bu durum, mağdurun zamanla öz saygısını yitirmesine ve manipülatöre tam bağımlı hale gelmesine yol açıyor.
Manipülatörlerin temel amacı, ilişkideki kontrolü tamamen ele geçirmek ve kendi çıkarlarını korumak.
Bu kişiler genellikle kendi güvensizliklerini veya geçmiş travmalarını örtbas etmek amacıyla karşı tarafa baskı uygular.
