Olay 2020 yılının Ağustos ayında, Rogers’ın oğlu Jaxon’ı sezaryen doğumla dünyaya getirmesinden kısa süre sonra başladı. Doğum sonrası ağrılarını hafifletmek amacıyla reçetesiz satılan ağrı kesiciden günde iki tablet almaya başladı. İlk haftalarda sorun yaşamayan Rogers, üç hafta sonunda yüksek ateş, yutkunurken yanma hissi, göğsünde döküntüler ve gözlerinde şişme gibi şikayetlerle hastaneye gitti.
İlk başvurusunda konjonktivit teşhisiyle eve gönderilen genç kadın, ertesi gün yüzünün tamamen şişmesi ve nefes almakta zorlanması üzerine tekrar acile gitti. Bu kez kızıl hastalığı tanısı kondu ve ilaç kullanımına devam etmesi önerildi. Ancak saatler içinde durumu dramatik şekilde kötüleşti.
Yüzünde, gözlerinde ve göğsünde yanık benzeri kabarcıklar oluştu, cildi katman katman soyulmaya başladı. Hastaneye yeniden kaldırılan Rogers’a, yaygın kullanılan ibuprofenin tetiklediği toksik epidermal nekroliz teşhisi konuldu. Durumu kritikleşen kadın, 21 gün boyunca komada kaldı.
Komadan çıktığında yaşadıklarını hala kavrayamadığını belirten Rogers, “Doktorlar cildimin öldüğünü ve vücudumdan ayrıldığını söylediler. Adına ‘soyulma’ dediler. Gerçekten yaprak yaprak dökülüyordu. Ne olduğunu anlamadım” ifadelerini kullandı.
Aradan beş yıl geçmesine rağmen hala uzun süreli komplikasyonlarla mücadele eden Rogers, yaşadığı olaydan ders çıkardığını belirterek, “Doktor tavsiyesi olmadan ilaç kullanmayın. En masum görünen hap bile hayatınızı tehlikeye atabilir.” uyarısında bulundu.
