KIRMIZI RENGİNİN KÖKENİ 20.YÜZYILA DAYANIYOR
İtfaiye araçlarının kırmızıya boyanması, 20. yüzyılın başlarına kadar uzanıyor. 1912 yılında Henry Ford’un ürettiği araçlar için uygun fiyatlı ve dayanıklı olan “Japon Siyahı” rengi yaygınlaşmıştı. 1914-1926 yılları arasında ise Ford yalnızca siyah araç üretme kararı aldı ve piyasada siyah dışında araç rengine pek rastlanmaz oldu.
Bu dönemde itfaiye teşkilatları, araçlarının trafikte diğer taşıtlardan ayırt edilmesini sağlamak amacıyla farklı bir yol izledi. O dönemlerde kırmızı boya en pahalı renklerden biriydi ve bu da ticari araç üreticilerinin pek tercih etmediği bir seçenekti. Böylece itfaiye araçları hem diğerlerinden ayrışıyor hem de yüksek görünürlüğe kavuşuyordu.
GÖRÜNÜRLÜĞÜN YENİ RENGİ: LİMON SARISI
Ancak zamanla bu geleneksel tercih sorgulanmaya başlandı. Özellikle trafik güvenliği ve görünürlük açısından kırmızı rengin her zaman en etkili seçenek olmadığı ortaya çıktı. Göz doktoru Stephen Solomon’un yürüttüğü araştırmalarda, düşük ışıklı ortamlarda en dikkat çekici rengin limon sarısı olduğu belirlendi.
Araştırmalar, sarı renge boyanmış itfaiye araçlarının gece ve kötü hava koşullarında daha net fark edildiğini ve kavşak kazalarına daha az karıştığını ortaya koydu. 1965 yılında Lanchester Teknoloji Koleji ve Coventry İtfaiye Teşkilatı’nın yaptığı bir başka çalışma da benzer sonuçlar sundu.
Bu bilimsel veriler doğrultusunda, başta ABD olmak üzere birçok ülkede bazı itfaiye araçlarının artık kırmızı yerine sarı tonlarında üretildiği görülüyor. Ama kırmızı renk hala çoğu ülkede itfaiyenin simgesi olmaya devam ediyor.
Kaynak: Haber Merkezi
