Aktaş’ın paylaştığı ve TÜİK verilerine dayanan tablo, farklı yaş gruplarındaki insanların önünde istatistiksel olarak ne kadar zaman kaldığını gözler önüne seriyor. İşte o tablodan bazı çarpıcı veriler:
Tablodaki en ilginç detaylardan biri ise, yaş ilerledikçe toplam beklenen ömrün de artması. Bu durum, belirli bir yaşa ulaşan bireylerin o yaşa kadarki hayati riskleri atlatmış olmasından kaynaklanıyor.
Alaattin Aktaş, bu istatistiksel gerçeği paylaştıktan sonra, insanları hayatlarındaki öncelikleri sorgulamaya iten şu felsefi soruları sordu:
“Acaba insanlar kaç yıl ömürleri kaldığını bilse hayata biraz farklı mı bakardı? Örneğin dünyalar kadar serveti olan bazı iş insanları yeni servetler uğruna doğayı, ormanı katletmekten kaçınır mıydı? Örneğin bazı politikacılar koltuk hırsını ikinci plana atabilir miydi?”
Bu sorularla Aktaş, kalan zamanın bilinmesinin, hırsları ve öncelikleri nasıl değiştirebileceğine dikkat çekti. Paylaşım, sosyal medyada kısa sürede yayılarak birçok kullanıcının kendi hayatını ve kalan zamanını sorguladığı bir tartışma başlattı.
