Applied Animal Behaviour Science dergisinde yayımlanan sonuçlara göre, kediler ne sahiplerine ne de yabancılara karşı belirgin bir yakınlık farkı gösteriyor. Özellikle terapi kedileri, sahipleri odada olmasa bile yabancı bireylere karşı aynı seviyede dost canlısı tavırlar sergilemeye devam ediyor.
Araştırma ekibinden Dr. Péter Pongrácz, kedilerin insanlarla kurduğu ilişkinin bir “ebeveyn-çocuk” modeline uymadığını belirtti. Köpeklerin aksine kediler, evrimsel süreçte avcı özelliklerini korudukları için insanlara bağımlı hale gelmediler. Bilim insanlarına göre bu durum, kedilerin sahipleriyle kurduğu ilişkinin daha çok karşılıklı çıkar temeline dayandığını kanıtlıyor.
Yapılan “yabancı durum testi”nde köpeklerin sahiplerine asimetrik ve güçlü bir bağla bağlı olduğu görülürken, kedilerde bu tablodan eser yok. Deney sırasında kedilerin; sahibine yakın durma, çağrıldığında gelme veya ayrılık anında kaygılanma gibi klasik bağlanma belirtileri göstermediği saptandı.
Araştırma, kedilerin bizimle yaşamayı seçmiş olsalar bile duygusal bir bağlılık geliştirme çabası içinde olmadıklarını ortaya koydu. Uzmanlar, kedilere “oğlum” ya da “kızım” şeklinde hitap edilmesinin veya onlara aşırı anlam yüklenmesinin, bu hayvanların doğasına pek de uygun olmadığını vurguluyor.
