Kazı, Bilkent, Chicago, Oxford, New York ve Pavia Üniversiteleri ile Ankara İngiliz Arkeoloji Enstitüsü ve Konya Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle devam ediyor. Türkmen Karahöyük, milattan önce 3000 ile 50 yılları arasında yerleşim görmüş, Roma dönemi öncesinin en büyük antik kentlerinden biri olarak dikkat çekiyor.
Verimli bir akarsu deltası, geniş otlaklar ve gölün çevrelediği bu alan, tarım, hayvancılık ve balıkçılığın merkezi olmuş. Höyük, Hititlerin bir dönem başkentliğini yaptığı düşünülen kayıp bir şehir için önemli bir aday. Kazılarda ortaya çıkan buluntular, bölgenin idari ve ticari bir merkez olduğunu doğruluyor.
4 BİN YILLIK MÜHÜR VE 2 BİN YILLIK KALEM
Doç. Dr. Michele Rüzgar Massa, höyüğün zengin tarihine ışık tutan buluntuları şöyle anlattı: “4 bin yıllık bir mühür, 2 bin yıllık hayvan kemiğinden yapılmış bir kalem, 3700 yıllık at figürlü oyuncaklar, ok uçları, parfüm şişeleri, kilden yapılmış 2 bin yıllık zar ve banyo küveti bulduk. Aşık kemikleri gibi sıra dışı buluntular da var.” Massa, höyüğün Hititlerin kayıp başkenti olabileceğine işaret ederek, bölgenin 3300 yıl önce önemli bir merkez olduğunu vurguladı.
Doç. Dr. James Osborne ise höyüğün, Türkiye’nin en büyüklerinden biri olduğunu ve önemli bir ticaret merkezi olduğunu belirtti. “Milattan önce 50’li yıllarda höyükte büyük bir tahribat yaşanmış. Yanmış duvarlar ve ok uçları, şehre bir saldırı düzenlendiğini gösteriyor” diyen Osborne, höyüğün bu olaydan sonra terk edilerek Hitit yönetim merkezinin Konya’ya taşındığını düşündüklerini aktardı.
Kazılarda, Mısır ve Kıbrıs’tan parfüm, Kafkasya’dan yeşim ve akik, Baltık’tan kehribar gibi ithal malzemeler tespit edildi. En dikkat çekici buluntu ise 3700 yıl önce Mısır’dan getirilmiş bir maymuna ait kalıntılar oldu. Osborne, “Hitit metinlerinden, maymunların müzik eşliğinde dans için eğitildiğini ve diplomatik hediye olarak sunulduğunu biliyoruz. Bu, inanılmaz bir keşif,” dedi.
