Bu kapsamda, nasılsın sorusunun önemi ve nasılsın cevabı konuları, aslında insan ilişkileri ve duygusal farkındalık etrafında dönen evrensel bir ihtiyaca işaret ediyor.
Yazar Şadiye Dönümcü’nün Bianet’teki yazısında, ‘nasılsın’ sözcüğü; bir selamlaşmanın ötesinde, dokunaklı ve kıymetli bir ilgi ifadesi.
Bu sıradan gibi görünen soru, özünde muhatabın iyilik hali ve ruhsal durumuyla ilgili samimi bir meraka karşılık gelmeli.
Şadiye Dönümcü, kaleme aldığı yazıda bu basit sorunun değerine ve gücüne dikkat çekiyor.
“Nasılsın” ifadesi; “Merhaba”, “Günaydın” veya “Teşekkür ederim” gibi sihirli ve dokunaklı bir kıymete sahip.
Ancak günümüzün hızlı ve yüzeysel iletişim çağında, bu soru çoğunlukla bir sohbet girizgahı veya yalnızca bir nezaket kuralı olarak kullanılıyor.
Şadiye Dönümcü, kişinin kendine bile sormaktan çekindiği bu sorunun, başkası tarafından yöneltildiğinde içtenlikten uzak olmamasını vurguluyor.
İnsanlar arasındaki bağın ve haletiruhiyenin merak edilmesinin ne denli önemli olduğu, sorunun gündemdeki yerini korumasının ana nedenlerinden.
Yalnız kalmak lüks mü, ihtiyaç mı? Modern insanın dramatik tercihi!
Sorması kolay ancak yanıtlaması çoğu kez zor olan bu soruya verilen en yaygın cevap: İyiyim.
