Ancak filmin hikayesindeki en kritik ve tartışmalı unsur, söz konusu Britanyalı karakterin, Anna’nın üniversitedeki hocası olduğunun ortaya çıkması.
Bu durum, eğitim-öğretim ortamındaki güç dengesizliğini ve potansiyel sömürü riskini gündeme getirerek, sosyal medyada yoğun bir eleştiri dalgasına yol açtı.
Netflix izleme deneyiminiz değişmek üzere: Yeni teknoloji geliyor! Daha sinematik görüntü sunacak
Independent Türkçe’de yer alan habere göre, filmle ilgili en dikkat çekici tepkilerden biri, Oxford’da doktora yapan Kaelyn Grace Apple’dan geldi.
Sosyal medya üzerinden paylaştığı “Öğrenci-öğretim üyesi ilişkilerini romantize etmeyi bırakın” başlıklı video ile filmi neden izlemeyeceğini açıkladı.
Kendi yaşadığı cinsel taciz deneyimini paylaşan Apple, öğrenci-öğretmen ilişkilerinin bir aşk hikayesi olarak sunulmasını desteklemediğini belirtti ve izleyicilere de filmi boykot etme çağrısında bulundu.
Apple, bu tür filmlerin, öğrencilerin sömürü riski altında kalması endişesini artırdığını vurguladı.
Kaelyn Grace Apple, eleştirilerinin temelinde rıza (consent) kavramının yattığını vurguladı.
Bir öğrencinin, kendi notları ve geleceği üzerinde doğrudan etkisi olan bir hocayla ilişki yaşamasının, tam ve özgür iradeye dayalı bir rıza olamayacağını savundu.
