Kapalı mekanlarda solunan havaya karışan yapay esansların solunum yolu hastalıkları üzerindeki tetikleyici etkisine değinen uzman isim, son dönemde astım krizi belirtileri ile acil servislere yapılan başvurularda koku maruziyetinin öne çıktığını aktardı.
Sağlıklı bir iç mekan atmosferi için hava temizleyici cihazlar kullanımının veya pencerelerin düzenli açılmasının alerjik astım tedavisi gören kişiler için hayati önem taşıdığını ifade etti.
Hastanenin kamuoyu ile paylaştığı resmi duyuruda görüşleri aktarılan Prof. Dr. Cüneyt Saltürk, hijyen sağlama amacıyla tercih edilen oda spreylerinin akciğer dokusuna zarar veren uçucu kimyasallar içerdiğini kaydetti.
Otomatik koku vericilerin ve aerosol formundaki ürünlerin solunum yollarında ciddi tahribat yaratabileceğini belirten profesör, özellikle hassas bünyelerde bu ürünlerin kullanım sıklığının hayati risk oluşturduğunu vurguladı.
Astım krizini başlamadan haber veren yöntem geliştirildi
Hijyenik hava algısının toplumda yanlış şekilde ‘hoş koku’ ile özdeşleştirildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Cüneyt Saltürk, temizlik ve koku arasında doğrudan bir bağ bulunmadığını hatırlattı.
Uzman doktor, konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:
“Temiz hava algısı, yanlış bir şekilde kokuyla ilişkilendiriliyor.
Bir ortamın güzel kokması, o havanın temiz olduğu anlamına gelmez.
