Sevgililer Günü’nde kendine şefkat: Bilim öz-şefkatin gücünü anlatıyor

Sevgililer Günü’nde kendine şefkat: Bilim öz-şefkatin gücünü anlatıyor

Texas Üniversitesi’nde insan gelişimi ve kültürü profesörü olan öz-şefkat araştırmacısı Kristin Neff’e göre insanlar başkalarına gösterdikleri merhameti çoğu zaman kendilerinden esirgiyor. Neff, öz-şefkatin doğuştan gelen bir özellik olmadığını, öğrenilebilen ve geliştirilebilen bir beceri olduğunu vurguluyor.

T24’te yer alan habere göre, öz-şefkat fikri yüzyıllardır Budist öğretilerde yer alsa da bilimsel çalışmalar bu konuyu özellikle son yıllarda daha yakından incelemeye başladı. Yapılan araştırmalar, öz-şefkat ile genel iyilik hali arasında güçlü bir ilişki bulunduğunu gösteriyor.

Çalışmaların ortaya koyduğu sonuçlara göre öz-şefkat uygulamaları:

• Depresyonu ve stresi azaltıyor• Performans kaygısını düşürüyor• Beden algısıyla ilgili memnuniyetsizliği azaltıyor• Mutluluk ve özgüveni artırıyor• Bağışıklık sistemi işlevleriyle olumlu ilişki gösteriyor

Klinik psikolog ve meditasyon eğitmeni Mark Coleman, insanların yıllar içinde sert bir iç eleştiriyi içselleştirdiğini söylüyor. Bu nedenle öz-şefkat yaklaşımı birçok kişiye yabancı geliyor.

Coleman’a göre öz-şefkat, hayatın kaçınılmaz biçimde acı içerdiğini kabul etmek ve bireyin bu koşullar altında elinden geleni yaptığını hatırlamak anlamına geliyor. Acı hissetmek bir hata değil; insan olmanın doğal bir parçası.

Budist rahip ve yazar Haemin Sunim, kendi deneyimlerinden yola çıkarak uzun yıllar başkalarının ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarının önüne koyduğunu anlatıyor. Lisansüstü eğitim döneminde sürekli ek sorumluluklar kabul ettiğini ve “hayır” demekte zorlandığını belirten Sunim, bir arkadaşının söylediği “Önce kendine iyi davran, sonra başkalarına” sözlerinin hayatında dönüm noktası olduğunu ifade ediyor.

Exit mobile version