Tartıda ziller çalıyor: Obezite riskini gebelikte azaltın

Tartıda ziller çalıyor: Obezite riskini gebelikte azaltın

Dr. Mammadova, 2022 yılı COSI-TUR verilerine dayanarak Türkiye’deki tablonun dünya ortalamasının üzerinde olduğunu belirtti. Ülkemizde çocuklarda obezite oranının yüzde 22,4’e kadar yükseldiğini ifade eden uzman, özellikle büyük şehirlerde bu sorunun daha kronik bir hal aldığını söyledi. Erkek çocuklarda yüzde 13, kız çocuklarda ise yüzde 9 civarında seyreden bu oranlar, obezitenin artık bireysel bir sorun değil, toplumsal bir kriz olduğunu gösteriyor.

Obeziteyi tetikleyen unsurların başında genetik yatkınlığın yanı sıra çevresel faktörler geliyor. Dr. Mammadova’ya göre, şekerli içecek tüketimi insülin direncine ve metabolik sendroma doğrudan davetiye çıkarıyor. Özellikle pandemi sonrası çocukların ekran başında geçirdiği vaktin artması ve ultra-işlenmiş, ucuz gıdalara erişimin kolaylaşması, kilo artışındaki en büyük etkenler arasında yer alıyor.

Obeziteyle mücadelenin sanılanın aksine doğumdan çok önce başladığını hatırlatan Mammadova, hamilelik dönemindeki beslenmenin kritik olduğunu vurguladı. Anne adayının aşırı kilo alımı veya gebelikte şekerli içecek tüketmesi, bebekte kalıcı epigenetik değişikliklere yol açarak ileride obezite riskini artırabiliyor. Uzman, bebeklerin ilk 6 ay sadece anne sütüyle beslenmesinin ve 2 yaşına kadar emzirilmesinin bu riski minimize ettiğini belirtti.

Çocukluk çağındaki aşırı kilonun sadece fiziksel bir sorun olmadığını söyleyen Dr. Mammadova, bu durumun astım, uyku apnesi, tip 2 diyabet ve eklem rahatsızlıkları gibi ciddi hastalıklara kapı araladığını ifade etti. Ayrıca obezitenin çocuklarda düşük özsaygı ve depresyon gibi psikolojik yaralar açtığını, yetişkinlikte ise kalp hastalıkları ve kanser riskini katladığını hatırlattı.

Exit mobile version