Genç nüfusu da tehdit eden bu sendrom, uyku apnesi testi ile teşhis edilmediğinde yaşamı tehdit eden boyutlara ulaştı.
Tıkayıcı uyku apnesi, havayolunu çevreleyen kasların uyku sırasında solunumu etkileyecek düzeyde daralması sonucu oluşuyor.
Nöroloji uzmanı Doç. Dr. Mustafa Emir Tavşanlı, uyanıkken herhangi bir solunum sıkıntısı çekmeyen hastalarda, uyku sırasında boğaz bölgesindeki kasların gevşemesiyle solunumun onlarca kez durabildiğini ifade etti.
Bazı kişilerde yapısal olarak dar olan geçiş yolunun kilo alımıyla daha da dar hale geldiğini vurguladı.
Günümüzde gençlerde de hızla yaygınlaşan bu durum, yaşam kalitesini düşürüyor.
Horlama yok, mis gibi uyku var: Bu uyku metoduna şans verin!
Tedavi edilmeyen uyku apnesi; diyabet, hipertansiyon, kalp ve damar hastalıkları ile beyin damarlarında hasar riskini artırıyor.
Doç. Dr. Mustafa Emir Tavşanlı, nefes kesilmeleri sırasında kandaki oksijen oranının düştüğünü ve bu dalgalanmaların damar yapısında hasara neden olduğunu açıkladı.
Kan şekeri ve tansiyon kontrolünü zorlaştıran bu durum, dirençli diyabet ve hipertansiyona yol açıyor.
