Tiyatral nikah memurluğu yapan tiyatro sanatçısı ve organizatör Eser İlkkan Güçoğlu, “Aslında 1999 yılında 12-13 yaşlarında tiyatro macerasıyla başladım. 2011 yılında ise tiyatral nikah memurluğuna tesadüfen bir abinin, ‘Sen tiyatrocusun, şöyle bir nikahımız var. Acil halledersin’ diyerek tesadüfen kendimi içinde bulmuş oldum ve fark ettim ki İstanbul’da bu işi ilk yapan kişilerden biriymişim sonradan fark ettim. Bunu bir fotoğrafçı bir abimiz bana söyledi, önerdi. Ben teknelerde kıymaya başladım, sonra düğün salonlarında, kır alanlarında, sonra böyle dilden dile yayılarak çevrede bu şekilde nikah kıymaya başladık. Kendi şirketim var, organizasyon ajansım var. Organizasyon şirketim olduğu için oradan da tanınıyorum. Oradan dilden dile ve reklamla bu şekilde herkes birbirine tavsiye ettiği sürece bu işi yapmış oluyoruz” dedi.
Güçoğlu, “Aslında biraz tesadüf, biraz bilgisizlik, bazen de isteğe bağlı olmuş oluyor. Mesela kışın nikahlarını kıyıyorlar, sade bir şekilde imza atıyorlar ama yazın düğün yapmak istiyorlar. Düğünde de bunu görsel bir şekilde davetlilere daha güzel olur diye, kameralar karşısında nikahımızı kıymamız gerektiğini düşünüyorlar. Bunu da gerçek nikah memuru ikinci kez gidemediği için bizlere başvuruyorlar. Çiftler kamera karşısında görsel olarak daha güzel göründüğü için ve hatıra, anı kalması için ekstra bizleri davet ediyorlar. Çünkü gerçek nikah memurları ikinci kez gelmiyor” ifadelerini kullandı.
Güçoğlu, “Genelde İstanbul içinde oluyor fakat şehir dışında kıydıklarım da oluyor; Trakya tarafı, Kocaeli, Sakarya tarafı. Hatta Güneydoğu, Gaziantep tarafından da çok teklif aldığım oldu. Genellikle gelin ve damadın en yakınları biliyor ama genel davetliler bilmiyor, zaten amaç da o. Genelde ben doğaçlama yapıyorum. Tiyatro sanatçısı olduğum için doğaçlama oluyor. Oradaki ambiyansa göre, oradaki insanların elektriğine göre hafif esprili kıyıyorum, ciddi kıydığım oluyor, neşeli kıydığım oluyor; ama genelde esprili nikah kıymamı istiyorlar çünkü şu algıyı ben yok ettim. Nikah memuru çok kır saçlı, yaşlı, çok ciddi, korkutucu bir bireyden alıp o algıyı yıkıp daha neşeli, daha güler yüzlü, insanları güldürerek kıydırmak herkesin hoşuna gidiyor. Doğaçlama tiyatro oyuncusu olduğum için o anda ben bu cübbeyi giydikten sonra kendimi nikah memuru olarak sanıyorum ve o misafirperverliklerinde, bize duydukları saygıyla birlikte o role otomatik olarak girmiş oluyoruz” diye konuştu.
