Programda “Bitmeyen karizmanızın sırrı ne?” sorusunu yanıtlayan Özşener, projeleri seçerken oldukça titiz davrandığını belirtti. İyi bir projenin önemli olduğunu ancak tıpkı bir kıyafet gibi oyuncuya uygun olması gerektiğini vurgulayan Özşener, “Bir oyuncu teknik olarak her şeyi oynayabilir ama bizim toplum karşısında da bir sorumluluğumuz var.” dedi. Uzun yıllar önce bir karar aldığını belirten oyuncu, kadınlara ya da hayvanlara yönelik fiziksel veya psikolojik şiddet içeren rollerde yer almak istemediğini söyledi. “İnsan, evet dediklerinden çok, hayır dediklerinin sonucudur.” diyen Özşener, kariyerinin de bu seçimlerle şekillendiğini ifade etti.
Oynadığı projelerde kostümün karakteri ve sahnedeki etkiyi güçlendiren önemli bir unsur olduğunu vurgulayan Özşener, daha önce sahneledikleri “İO” oyunundan bir örnek verdi. O oyunda kostüm olarak çuval giydiğini anlatan oyuncu, bunun bilinçli bir tercih olduğunu belirterek, “Çünkü onun öyle olması gerekiyordu. Tasarım olarak en doğru olan oydu ve sahnedeki o etkiyi başka bir dokuyla sağlayamazdım.” sözleriyle kostümün hikâyeye hizmet etmesinin önemine dikkat çekti.
Sunucu Ezgi Çelik ile sohbetinde; ailesinde dikiş kültürünün güçlü olduğunu anlatan Özşener, annesinin enstitü mezunu olduğunu ve evlerinde her zaman kalıplar ile patronların bulunduğunu söyledi. Eskiden beri kadın elbiseleri diken annesinin halen dikiş makinesi kullandığını belirten oyuncu, kardeşinin de annesinin yıllar önce diktiği bazı parçaları kullanmaya devam ettiğini sözlerine ekledi.
Program sırasında Özşener’e özel bir kravat tasarlandı. Singer nakış makinesinin düğmesine basan oyuncu, makinenin motifi kravata otomatik olarak işlemesini ilgiyle izledi. Özşener, bu sırada takım elbise ve kravat denince aklına ilk gelen ismin Mustafa Kemal Atatürk olduğunu söyledi. Günlük alışverişlerini çoğu zaman kendisinin yaptığını ve bez çanta kullanmaya özen gösterdiğini anlatan oyuncuya, ayrıca bir de alışveriş çantası hediye edildi. Yiğit Özşener, Singer dikiş makinesini kullanarak bu çantayı kendi elleriyle tamamladı.
Öte yandan keyifli sohbetlerin yer aldığı program, sosyal sorumluluk misyonuyla da öne çıkmaya devam ediyor. “Bir Singer Günü” kapsamında YouTube’daki her etkileşim, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) için bağışa dönüşürken, programa katılan her konuk adına 20 öğrencinin 1 yıllık nitelikli eğitim bursu da karşılanıyor.
