Aronya, uygun bakım koşulları altında bir dekarlık alandan 800 ila 1000 kilogram ürün verebiliyor. Meyve vermeye dikimden sadece bir yıl sonra başlayan aronya bitkisi, üçüncü yılında ise tam verim seviyesine ulaşıyor. Bu özelliği sayesinde kısa sürede kazanç sağlamak isteyen çiftçilerin ilgisini çekiyor.
Kuraklığa dayanıklı ve hastalıklara karşı dirençli yapısıyla bilinen aronya, düşük bakım maliyetiyle dikkat çekiyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın desteklediği ürünler arasında yer alması da üreticilere ek avantaj sunuyor. Bu yönüyle hem küçük hem büyük ölçekli üreticiler için ideal bir alternatif haline geliyor.
Aronyanın iç piyasada taze meyve olarak kilosu 100 ila 150 TL arasında alıcı bulurken, kurutulmuş veya işlenmiş formu yurtdışında 400–500 TL’ye kadar yükseliyor. Almanya, Hollanda ve Güney Kore gibi ülkelerden gelen yoğun talep sayesinde yerli üreticilere ihracat imkânı da sunuluyor.
Aronya, antosiyanin, C vitamini, demir ve lif açısından oldukça zengin bir meyve. Bu yönüyle bağışıklık sistemini güçlendirmesi, kan şekeri ve kolesterolü dengelemesi gibi sağlık faydalarıyla öne çıkıyor. Aynı zamanda aronyadan çay, reçel, meyve suyu, kapsül takviye, toz ve kozmetik ürünler üretilebiliyor. Böylece sadece taze meyve olarak değil, işlenmiş formlarıyla da yüksek katma değer sağlanıyor.
