Konuyu Meclis gündemine taşıyan CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, “Yarın, öbür gün buradan çalınan aletleri, teçhizatları ‘Şam Havaalanı’nı ayağa kaldırmak için gönderdik’ derlerse ve Atatürk havalimanındaki soygunlar için bu kılıf olursa şaşırmayın” ifadelerini kullandı.
2018’den bu yana kullanılmayan Atatürk Havalimanı’nda kablo hırsızlığı iddialarına ilişkin Abdulkair Uraloğlu’nun yanıtlaması istemiyle Meclis’e soru önergesi veren Karasu, hırsızlık olayının daha önce Atatürk Havalimanı’nda başmüdür yardımcılığı görevi de yapan bir kişinin de aralarında bulunduğu bir kişinin de aralarında bulunduğunu sürerken, film çeken ekiplerin havalimanına TIR’larla girdiğine işaret etti.
Hırsızlıklara göz yumulması için kameraların da kapatıldığını ileri süren Ulaş Karasu, olaya tanık olarak engellemek isteyen personellerin de bazı bürokratlar tarafından mobbing ile susturulduğunu vurguladı. Karasu, hırsızlık olayına ilişkin şunları söyledi:
“Bu araçlara içerden yükleme yapılıyor ve böylece kablolar dışarı çıkarılıyor. Hırsızlık vakaları daha önce İstanbul Atatürk Havalimanı’nda başmüdür yardımcılığı ve DHMİ Genel Müdürlüğü Pazarlama Daire Başkanlığı da yapan L.E.’nin de içinde bulunduğu ve halen görevde bulunan bazı personel tarafından “organize” olarak gerçekleştirildiği öne sürülüyor.”
Hırsızlığın yalnızca kablolarla sınırlı kalmadığını belirten Karasu, daha önce güvenlik kameralarının da çalındığını hatırlattı ve “Cumhurbaşkanı dahil, yerli ve yabancı birçok devlet görevlisinin de en sık kullandığı bir yerdeki güvenlik zafiyetinin hesabını kim verecek? Havalimanını adeta film çeker gibi soymuşlar” dedi.
Karasu, Bakan Uraloğlu’nun yanıtlaması istemiyle şu soruları yöneltti:
Devlet Konukevi’nin de içinde olduğu Atatürk Havaalanı’nda son bir yıl içinde kaç hırsızlık vakası meydana gelmiştir? Çalınan alet ve teçhizatların mali değeri nedir?
