DEM Parti’den ‘Yeni Süreç’ İçin Çağrı: Güçlü Adımlara İhtiyaç Var

DEM Parti’den ‘Yeni Süreç’ İçin Çağrı: Güçlü Adımlara İhtiyaç Var

Hatimoğulları, barışa dair toplumda büyük bir beklenti olduğunu belirterek, “Milyonlar Godot’yu bekler gibi barışı bekliyor” dedi. Sürecin samimiyetle yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Hatimoğulları, iktidarın inisiyatif alması ve süreci toplumsallaştırmak için adım atması gerektiğini ifade etti.

TBMM’de kurulması planlanan yeni komisyona dair de açıklamalarda bulunan Hatimoğulları, komisyonun bir an önce aktif şekilde çalışmaya başlaması gerektiğini, laf üretmeyen, somut adımlar atan ve hesap verebilir bir yapıda olması gerektiğini dile getirdi.

Yeni anayasa tartışmalarına da değinen Hatimoğulları, “Eğer yeni anayasa diyorsak, gerçekten demokratik, sivil ve kapsayıcı olmalı” dedi. Anayasa yapım sürecinin toplumsal kutuplaşma ortamında sürdürülemeyeceğini ifade eden Hatimoğulları, siyasi iklimin yumuşatılması gerektiğine dikkat çekti.

Partisinin yaz boyunca sahada olacağını belirten Hatimoğulları, barışın toplumsallaşması için örgütlenme hamlesi başlatacaklarını söyledi. Diğer siyasi partilere de çağrıda bulunarak, “Bu yaz sahada barış için hep birlikte olmalıyız” dedi.

Hatimoğulları’nın konuşmasında öne çıkan başlıklar ise şöyle:

Süreci doğru anlamak, hakikatleri cesaretle dillendirmek, tepkisellik yerine bu ruh haline takılmaksızın sakince bu süreci ele almak ve ne yapmak gerektiğini ortaya koymak gerekiyor. Hem iktidar çeperinde hem de muhalefetin bir kısmında bu sürecin hacmi tam anlamıyla kavranabilmiş değildir ne yazık ki.

İnsanların arasında sürece dair bir ruh hali karmaşası yaşanıyor. İktidarın pratiklerine söylemlerine bakınca ‘bu sürece neden güvenelim?’ sorusu halkta soruluyor. Yine bu süreci çok olumlu karşılayan ‘hayırlı olsun Türkiye’de yepyeni bir sayfa açılıyor’ diyenler de bu gelişmelere dönüp baktığında aynı soruyu soru. Bu soruyu milyonlarca yurttaşımız soruyor. Niye? Çünkü olanları izliyorlar. Yeterince adım atılmadığını görüyorlar ve milyonlar Godoy’u bekler gibi bu topraklarda barışı bekliyor şu an. Bu beklemeci durumun birinci sorumlusu ve bu konuda adım atması gereken iktidardır. Biz bunu her fırsatta vurguladık. Burada bir kez daha vurgulamak istiyoruz.

İktidar mutlaka bazı adımları atmalıdır ve bu konuda siyaset kurumuna elbette çok büyük görev ve sorumluluklar düşmektedir. Ayırım gözetmeksizin bu sürecin toplumsallaşması bir mecburiyettir. Toplumsallaşmasının sağlanmasına siyaset öncülük etmelidir. Bir ayırım yapmama konusundaki vurgunun altını özel olarak çiziyorum. Çünkü bu dönemde bizim muhalefetiyle iktidarıyla her kesimden insanın hem siyasal öznelerin hem toplumsal öznelerin bu süreçte hemhal olarak barışın inşası konusunda ortak adım atması en geniş yelpazedeki toplumsal mutabakatın oluşması çok önemlidir. Bu bu öneme binaen olumlu adımların atılması mutlak toplumda bir güvensizlik oluşuyor.

Exit mobile version