Koçyiğit, akademisyenlerden barolara, hak örgütlerinden ilgili tüm kurumlara kadar, Kürt sorununun barışçıl çözümüne dair sözü ve çözüm önerisi olan herkesin komisyonda dinlenmesi gerektiğini vurguladı. “Tespit yerine çözüm, acıları yarıştırma yerine ortak geleceği inşa etme gündemleştirilmeli” diyen Koçyiğit, komisyonun ekim ayına kadar olan yol haritasını tartışacağını ve sürecin hukuki teminat altına alınmasının şart olduğunu belirtti.
Süreçte demokratik siyasete katılım kanallarının açılması, barışın hukuki güvenceye kavuşması ve çatışmalı dönemin antidemokratik yasalarının demokratik bir niteliğe dönüştürülmesi gerektiğini vurgulayan Koçyiğit, “Kürt sorununun siyasal nedenlerini kapsamlı bir şekilde ele alarak, kapsayıcı demokratik çözüm adımları belirlenmeli. Barış ve çözüm dilinin her alana sirayet etmesi için teşvik edici bir rol oynanmalı” dedi.
Koçyiğit, atılacak adımların yalnızca Kürt sorununu değil, bu sorundan kaynaklanan tüm demokrasi sorunlarını çözecek bir perspektif sunması gerektiğini ifade etti. Komisyonun, barış sürecinin hukuki güvencesini sağlama ve tarafların toplumsal yaşama katılımını kolaylaştırma misyonuyla hareket etmesi gerektiğini belirten Koçyiğit, sürecin şeffaf ve kapsayıcı bir şekilde ilerlemesinin önemine dikkat çekti.
