İçişleri Bakanlığı, Millî Eğitim Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına verilen önergelerde; söz konusu suç örgütlerinin yapısı, sayısı ve temel sebeplerine, ailelerin sosyo-ekonomik gelişmişlik endeksine, alınan tedbirlere, çocuk ıslah sisteminin yenilenmesi ve cezaların caydırıcılığının arttırılmasına, ailenin ve eğitim sistemindeki muhtemel eksikliklere ve gençleri koruma programlarının denetimine ilişkin sorgulamalar yer aldı.
Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre 2024 yılı itibarıyla Türkiye’de 13 milyon civarında 15-24 yaş grubunda genç nüfus olduğu, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocukların karıştığı olay sayısının 2023 yılında 537 bin 583 olduğu belirtildi.
Çoğu İstanbul’da olan bu “yeni nesil suç örgütlerinin”, madde bağımlılığı ile birlikte arttığını vurgulayan DEVA Partili vekil, sosyal medyada şiddet eylemlerine yönelik paylaşımlara da dikkat çekerek “Bu kirli tezgahlarla, sadece polisiye tedbirlerle mücadele etmenin mümkün olmayacağı gerçeğiyle, sosyal ve ekonomik birçok tedbirin alınması ve gerekli yasal düzenlemelerin yapılarak derhal çözüm önerilerinin sunulması önem arz etmektedir” diye konuştu.
– Avşar, ülkemizde “Yeni Nesil Suç Örgütü” veya “Z Kuşağı Mafya” adıyla tarif bu suç örgütlerin sayısını, yapısını ve türemesine yol açan kök sebeplerin tespiti ve ortadan kaldırılmasına yönelik çalışmaları sordu.
– Avşar, ailelere yönelik bir sosyo-ekonomik gelişmişlik araştırması yapılıp yapılmadığını, dezavantajlı ailelerin bölgesel dağılımı ve söz konusu eşitsizlikleri ortadan kaldırmaya yönelik yol haritasını sordu.
– Avşar, çocuk ve gençlik hizmet alanlarında ne tür tedbirler alındığını; okul, eğitim kurumları, kütüphaneler, yurtlar, üniversiteler, gençlik tesisleri ve hizmet alanlarının bu noktada güvenli olup olmadığını sordu.
– Avşar, çocuk ıslah sisteminin yenilenmesi ve cezaların caydırıcılığının arttırılması hususlarda bir çalışmanın olup olmadığını, mevcut Türk Ceza Kanunun (TCK) uygulamasındaki yetersizliklerin giderilmesine yönelik alınması gereken tedbirleri ifade etti.
