Uçum, sosyal medya hesabı X’te ‘Terörsüz Türkiye hedefi ve geçiş dönemi dinamikleri’ başlığıyla kaleme aldığı yazıya küresel krizin derinleştiğine dikkat çekerek başladı. Uluslararası kurumların işlevsizleştiğini ve ‘Gazze’deki soykırımın’ bu çöküşün göstergesi olduğunu belirten Uçum, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çabaları dışında anlamlı bir girişim yok” diyerek, bu kapsamda başlatılan çözüm sürecine değindi.
TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’na dikkat çeken Uçum, “Terörsüz Türkiye’nin inşası sancısız yürümeyecek. Sabotaj girişimleri, küçük çıkar grupları, hatta yabancı istihbaratların yönlendirdiği yapılar süreci provoke etmeye çalışıyor” dedi. Buna rağmen bu yapıların !erken tasfiye olacağını’ ifade eden Uçum, devletin ‘çok olasılıklı tedbirler’ aldığını kaydetti.
Uçum, geçiş döneminin en kritik noktasını ‘rutin dışı’ olmasına bağlayarak, şu sözleri kullandı: “Asıl önemli olan bu geçiş sürecinin rutin dışı bir dönem olduğunu bilerek süreci yönetmektir. Rutin dışı dönemlerde rutinde kullanılan yaklaşımlar yetmez, çoğunlukla doğru da olmaz. Bu nedenle Komisyondaki bazı grupların aktüel siyaset üzerinden meseleyi ele almaları, aktüel konuları genel ihtiyaçların önüne çıkarmaları hem yöntemsel hem de işin esası açısından isabetli olmaz. Unutulmasın ki Türkiye’de bugün bir çok aktüel konu Terörsüz Türkiye’ye geçişle birlikte hal yoluna girecek hususları kapsıyor. Bu tarihi imkanı, ileride kendiliğinden gündemden kalkacak veya anlamını yitirecek aktüel konulara yahut Türkiye’nin nesnel gerçeğine ve kırmızı çizgilerine aykırı taleplere heba etmemek gerekir.”
Kaynak: Haber Merkezi
