* Deprem bölgesi kısa bir süre içerisinde toparlandı. Milletimizin, bir kez daha çeşitli felaketlerle karşı karşıya kalsa da asla tökezlemeyeceği, devletimizin asla yenilmeyeceği bir kez daha gösterilmiş oldu. Elbette o hatıraları unutmuyoruz. O büyük acının ardından tek tek vatandaşlarımıza ulaşmak için devlet ve hükümet ilk andan itibaren yoğun bir faaliyet yürüttü. Aynı şekilde Türk Silahlı Kuvvetleri de ilk andan itibaren yoğun bir çabayla oradaki canlarımıza ulaşmaya çalıştı. Havaalanlarının hasar gördüğü, köy yollarının kapandığı bir ortamda son derece zorlu bir mücadele verildi ve çok büyük harcamalar yapıldı. Aynı şekilde sivil toplum kuruluşları da tek tek bölgeye gitti. Bir kez daha görüldü ki bir olduğumuzda, birbirimizi hiçbir zaman ve hiçbir yerde terk etmeyiz. Her türlü ayrılığı ve gayrılığı bir kenara bırakır, bu bütünleşmeyi sağlarız. O gün olduğu gibi bugün de bu zorlu mücadele en güçlü şekilde verildi ve büyük oranda başarıya ulaşılmış oldu.
* Bir yandan felaketle uğraşırken bir yandan da dezenformasyonla ve yalanlarla mücadele ediyorduk. Maalesef çok ucuz ve üzücü hırsızlık ile yağma olayları yaşandı. Bütün bunlarla hep beraber mücadele edildi ve bütün dünyanın gözü önünde bu mücadele başarıyla verildi. Bu yıl dönümünde en üzücü olaylardan biri ise CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel’in kullandığı üslup ve söylediği sözlerdi. Sayın Özgür Özel’in üslubuna, burada yaptığı konuşmalara ve hakikatleri görmezden gelme gayretine hep şahit olduk. Orada CHP yönetiminin söylemi ve zihniyeti bu yıl dönümünde bir kez daha enkaz altında kaldı. Bu üzücüydü.
* Dünyanın parçalandığı, kurumların yıprandığı, kurumların dağıldığı, temel ilkelerin aşındığı bir dönemden geçiyoruz. Geçen basın toplantımızda da ifade etmiştim. Bunun en büyük örneklerinden biri, dünya düzeninin ve dünyadaki neoliberal hâkimiyetin temel ideolojisinin pekiştirilmesine dönük olarak kullanılan zeminlerden biri olan Davos’ta ortaya çıkan tablonun büyük eleştirilerin odağı hâline gelmesiydi. Genelde Davos’ta yeni dünya düzeninin önümüzdeki dönemde nasıl olacağı ve neoliberal düzenin kendi hayatiyetini nasıl sürdüreceğine dair argümanlar, söylevler, oturumlar ve konferanslar gündeme gelirken küresel güney olarak adlandırılan ülkelerde eleştiriler dile getirilir. İlk defa bu sene Davos’ta neoliberal düzenin elitleri bu düzenin artık işlemediğini ve yanlış gittiğini itiraf eden söylemlerde, açıklamalarda ve analizlerde bulundular. Bunların bazıları örtülü, bazıları ise açık şekilde tartışmalara yol açtı. Hatta bazı diplomatik krizlerin de sebebi oldu. Dolayısıyla belirsizlik çağı herkes tarafından tescil edilmiş oldu. Düzenin bilinen sorunlarının bir şekilde yönetildiği ya da tolere edildiği ifade edilirken artık tolere edilemez bir hâle geldiği de görülmüş oldu.
* Gazze’ye insani yardımların girişi istenilen düzeye ulaşmamış durumdadır. Hâlen soykırım faaliyetinin birçok uzantısı devam etmektedir. Ateşkes son derece kırılgandır. Kalıcı barışı sağlayacak bir Filistin devletinin kurulmasına dair yolun yürünmesinde soykırım şebekesinin büyük engelleri vardır. Dolayısıyla uluslararası toplumun, uluslararası hukukun, ilkelerin ve kurumların Gazze karşısındaki teslimiyeti ve çifte standardı, belirsizlik çağı olarak ifade ettiğimiz dönemin artık tamamen berraklaştığını göstermiştir. Gazze ile ilgili mücadelemize hiçbir kesinti vermeden güçlü bir şekilde devam edeceğiz. Bütün bu dağılmalar yaşanırken artık Kuzey ile Küresel Güney arasında ya da Batı ittifakı ile diğerleri arasındaki gerginliklerin ötesinde, bizzat Batı ittifakının kendi içerisinde de çatışmalar ve gerilimler ortaya çıkmaktadır. Bu çerçevede bakıldığında, uluslararası diyalog ve entegrasyon açısından güçlü faaliyet yürüten ve uluslararası alanda ses getiren tek yaklaşım Sayın Cumhurbaşkanımızın yaklaşımıdır.
Sayın Cumhurbaşkanımızın diplomasi trafiğine ve uluslararası ziyaretlerine bakıldığında, pek çok kriz alanının çözümüne yönelik diyalogların artırılması ve daha büyük yakınlaşmaların sağlanması konusunda güçlü bir irade ortaya koyduğu görülmektedir. Son olarak Suudi Arabistan ve Mısır ziyaretleri gerçekleştirilmiş, ardından Birleşik Arap Emirlikleri ve Etiyopya ziyaretleri planlanmış, Ürdün Kralı’nın ziyareti ile bu hafta Yunanistan Başbakanı’nın ziyareti gündeme gelmiştir. Sudan’dan Somali’ye, Afrika Boynuzu’ndan Rusya Ukrayna Savaşı’na ve Gazze’deki soykırıma karşı yürütülen faaliyetlere kadar, dünyanın adeta dikişlerinin söküldüğü bir ortamda belli bir çerçeve ortaya koyabilen ve bu doğrultuda faaliyet gösterebilen yegâne ülke Türkiye, yegâne lider ise Sayın Cumhurbaşkanımızdır.
