Özgür Özel, Acının Merkez Üssü’nden Cumhurbaşkanı’na Sordu: Hala Yanıt Bekliyorum

Özgür Özel, Acının Merkez Üssü’nden Cumhurbaşkanı’na Sordu: Hala Yanıt Bekliyorum

Beklenen İstanbul depreminde çok daha fazla kayıp olabileceğinin altını çizen Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yeniden ‘Deprem Bakanlığı kurulsun’ çağrısı yaptı.

Cumhurbaşkanı’ndan hala yanıt beklediğini aktaran Özel, “Ama devletin kurumları bir adım atmıyor. Buradan Erdoğan’a bir kez daha sesleniyorum.Kendisiyle iki kez görüştüm. Dedim ki öneri olarak. ‘Türkiye’nin en iyisini, gel Deprem Bakanı olarak ata, Deprem ve Afetlere Hazırlık Bakanı olarak. Hepimiz destekleyelim. Partili olmasın. En iyi yetişmiş deprem uzmanı olsun, afet yönetim uzmanı olsun. Altına tüm siyasi partilerden bir bakan yardımcısı iste. Bakan siyaset üstü olsun, bütün partiler elini taşın altına koysun. Ve güçlendirme ise güçlendirme, kentsel dönüşümse kentsel dönüşüm. Yurt dışından kredi bulmaksa hep beraber bir seferberlik halinde Türkiye’yi depreme hazır hale getirelim.’ Ama asla ve asla bunu dinlemedi” ifadelerini kullandı.

CHP lideri Özel’in açıklamalarından dikkat çeken satır başları şöyle;

Dün Adıyaman’da yaptığımız temaslarda da sıcak siyasetin gündemine girmemeye, sadece deprem konuşmaya, bu depremle ilgili hem tespitlerimizi, hem önerilerimizi, hem de geleceğe yönelik olarak düşüncelerimizi ifade etmeye çalıştık. Bugünkü iktidara depremle ilgili eleştiriler yöneltilir mi? Eğer iki yıllık bir iktidar olsa yönetilemez. Ama deprem olduğu gün 21 yıldır iktidardaydılar ve tek başına iktidardaydılar. Mazeretsiz iktidardaydılar. Onların döneminde 3 trilyon dolar vergi toplandı, bu tarifsiz bir büyüklük. 21 yılda sadece 40 milyar dolar deprem vergisi topladılar. Dirençsiz yapıların yasal hale getirildiği sekiz tane imar affı çıkardılar. Yani pek çok vatandaşımıza mezar olan o depreme dayanıksız evlere imar affı verdiler. Bu sekiz imar affından üstüne de 26 milyar lira gelir elde ettiler. Ama kentleri depreme dirençli hale getirecek gerekli tedbirleri maalesef almadılar. Üç gün geciken arama ve kurtarma faaliyetleri… Dün erken saatlerden itibaren koluma giren, bilhassa kadın ve evladını kaybetmiş, yakınlarını kaybetmiş, eşini kaybetmiş kadınlar tarafından ‘Üç gün boyunca neredeydi bu devlet?’ diye soruyu bana soruyorlar. İnanın cevabını vermekte gerçekten zorluk çekiyorum.”

“Ama şunları hatırlatmak lazım. Bugün Sayın Erdoğan Adıyaman’da. Dün ona bazı sorular bıraktım Adıyaman’da yanıtlasın diye, cevaplasın diye. Bazı önerilerde bulundum. Bakalım ne yapacak, neler söyleyecek? Ama gelip bölgede ‘Ben sözümü tutmanın verdiği kıvanç içindeyim’ diyor. ‘Mutluluk içindeyim’ diyor. Gerçekten insan, bu nasıl söyleniyor bilmiyor ama duymaya bile utanıyor. Deprem oldu; 6 Şubat Pazartesi. 8 Şubat Çarşamba günü Sayın Erdoğan eline mikrofonu aldı, ‘Kimse endişe etmesin’ dedi. Daha insanlar enkaz altındayken, çadır yokken, çorba yokken, su yokken. Yeni yeni Türkiye’deki bütün belediyeler yetişip de aşevleri kurmaya, seyyar mutfaklar kurmaya, seyyar fırınlar kurmaya çırpınıyorken, daha ordu kışladayken, kurtarmaya çıkmamışken. Maalesef enkaz altında ses var, araç gereç, kurtaracak yokken konuşuyordu. Sonra araç gereç geldi, kurtaracak geldi ama sesler kesildi. Dedi ki o gün ‘Kimse merak etmesin. 650 bin konut yıkıldı. Tespit ettik…’ Tabii doğrudur, uydu görüntüleriyle yıkılan apartmanlar görülür, köy evleri görülür. Rakam da doğru tespit edilmiştir. ‘

650 bin konut yıkıldı. Biz bunları bir yıl içinde yapıp teslim edeceğiz’ dedi, ‘Kimse korkmasın.’ Sonra 10 Şubat Cuma günü namazdan sonra tekrar etti, ‘650 bin konut yıkıldı. Biz bunları bir yıl içinde teslim edeceğiz.’ Sonra bir büyük seçim kampanyasının, deprem bölgesindeki evleri bir yıl içinde yapacak gücün sadece kendilerinde olduğunu, iktidar değişirse yeni iktidarın acemilikle bu evleri yetiştiremeyeceğini, kendilerinin inşaat işinde ne kadar mahir olduklarını, ihalelerde ne kadar mahir olduklarını, bütün müteahhitleri getirip evleri bir yıl içinde bitireceğini anlattı.

Exit mobile version