* Dün Cumhurbaşkanlığı aday ofisimizin tanıtım toplantısında liyakatli, güçlü kadrolarımızı tanıtırken parti programımızın hükümet programı çalışmasına evrildiği ilk çıktıları; milletvekillerimizin, parti meclis üyelerimizin ve Cumhuriyet Halk Partisi örgütünün… Yetmez, dünya siyasi tarihinin en kalabalık seçim kampanyasına, en güçlü seçim kampanyasına hazırlanıyoruz.
* 19 Mart darbesine karşı 23 Mart’ta dayanışma sandıklarına koşan 15,5 milyon gönüllünün ve devamında Ekrem Başkan’a ve yol arkadaşlarımıza sahip çıkan herkesin, darbenin karşısında duran bütün demokratlarla birlikte önemli bir yürüyüşü gerçekleştiriyoruz. Bunun için dünkü tanıtım toplantımıza kulak kabartan, ardından il başkanlıklarımıza, ilçe başkanlıklarımıza bu vaatlerden, bu seçim yürüyüşünden duyduğu memnuniyeti ifade eden ve bizimle birlikte bir devri kapatıp bir devir açmak isteyen; yüz yıl sonra yine Cumhuriyet için, demokrasi için ve yokluktan, yoksulluktan kurtulmak, hep birlikte kalkınmak ve eşitçe paylaşmak için ümidi bizde olanlara selam olsun, selam olsun!
* Değerli arkadaşlar, dünya kritik bir eşikten geçiyor ve iktidarın dünyadaki, bakmayın yandaş basınlarına, televizyonlarına, birbirlerine dizdikleri övgülere; diplomasi yapılmadığında dikleşiyorlar, diplomasi yapılmadığında dik duruyorlar, diplomasi yapmaya başladıklarında ‘efendim doğrusunu yapıyorlar’, 180 derece geri döndüklerinde ‘hep arkasındayız, ne kadar güzel’ ama maalesef yeni bir krizle ve bu krizi doğru okumayan bir dış politika yönetimiyle karşı karşıyayız.
Ve Türkiye’nin çaresizliğini, maalesef iktidarın teslimiyetini; Gazze’yi yerle bir etmiş olanlara, orada soykırım yapmış olanlara, bir yandan ‘eli kanlı katil’ derken onlarla Gazze için aynı masaya oturanları… Adı barış olan ama ‘Gazze Şeridi güzelmiş, burada Filistinlilere yer yok, onları yandaki ülkelere süpüreceğim, buraya oteller, kumarhaneler dikeceğim, çok da doğalgaz varmış onu istiyorum’ diyen Trump’ın adını barış masası koyduğu ama Gazze’yi, Filistin’i işgal masasına Netanyahu ile birlikte oturanların ve Trump’a teslimiyet, Netanyahu ile gönülsüz de kayıkçı kavgası ama dün Trump’a sorunca ‘Erdoğan iyi iş çıkardı, ona güveniyorum. Netanyahu ile arasında bir sorun yok, bir sorun yaşamayacaklar. Onlar da birbirlerine saygı duyuyorlar’ ifadeleri ortadayken Türkiye’nin bölgede Amerikan planının bir parçası olması noktası…
* 71 bin Filistinli ölmüş, Filistinlilerin olmadığı masaya ‘olmayacak’ dedikleri Netanyahu’yu oturtup onunla birlikte o Filistin işgal planını konuşmak… Ve İran’a, bir ülkenin yönetim kademesine toplantı sırasında Birleşmiş Milletler kararı olmaksızın, hatta onlarla müzakere yürütürken, Londra’da görüşmeler yaparken Cuma günü ayrılıp Pazartesiye ‘bize düşüncenizi söyleyin, kırmızı çizgilerinizi söyleyin’ deyip bu toplantının kararının alınacağı toplantıda ülkenin yöneticilerini torunlarıyla, çocuklarıyla, kızlarıyla bombalayan bir zorbalık, bir vicdansızlık, bir haydut devlet.
Biz İran’ın yönetimine, yönetim şekline, İran’da yaşananlara itirazımız var. İran’da İranlıların İran’ın geleceğini kararlaştırması gerektiği ve demokratik bir İran konusunda kararlılığımız var, tutumumuz var. Ama ne Güney Amerika’da ne Orta Doğu’da ne bir başka bir yerde uluslararası toplum olmadan, Birleşmiş Milletler kararı olmadan, bir ülkeye bir kişinin kararıyla, kendi ülkesindeki senatonun bile kararı olmadan gidip de orada katliam yapması ve dünya kadar sivilin… Ya 150 tane civciv ölse yastır yahu yastır! 150 civciv ölse üzülür bakarsın. 150 kız çocuk ölmüş Amerika’nın bombardımanında, kimsenin dönüp baktığı, bunu düşündüğü, bunu sorguladığı yok.
