Özgür Özel’den Yunan Gazetecinin Cumhurbaşkanı Erdoğan Paylaşımına Tepki: ‘Kendini Bilmez Orada Dur’

Özgür Özel’den Yunan Gazetecinin Cumhurbaşkanı Erdoğan Paylaşımına Tepki: ‘Kendini Bilmez Orada Dur’

2025’in “acı, adaletsizlik ve yoksullukla geçen” bir yıl olduğunu söyleyen Özel, yeni yıla umutla girdiklerini vurgulayarak “Hiç kimse yalnız değil, bu düzenin çaresi CHP’dir” dedi.

Ekonomide vergi yükünün yoksulların sırtına bindirildiğini, emekli ve asgari ücretlinin tarihin en ağır sefalet koşullarına mahkûm edildiğini savunan Özel, “İktidarımızın ilk yılında bu kara düzeni yıkacağız” ifadesini kullandı. Boğaziçi Üniversitesi’ndeki kayyımm uygulamalarına ve YÖK’e de tepki gösteren Özel, adalet vurgusunu öne çıkardı.

Konuşmasının dış politika bölümünde ise Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun ABD tarafından gözaltına alınmasına değinen Özel, Maduro’nun otoriter uygulamalarının savunulamayacağını ancak bir ülke liderinin uluslararası hukuk hiçe sayılarak kaçırılmasının kabul edilemez olduğunu söyledi. Özel, “Trump düzeni dünyanın düzeni olamaz” diyerek Birleşmiş Milletler ve uluslararası hukukun savunulması çağrısında bulundu.

Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan Yunan gazeteciye tepki gösterdi. “Yunanistanlı kendini bilmez gazeteci orada dur” diyen Özel, “Değil Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanını, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin önünden bir vatandaşımızı alıp götürmeye cesareti olan varsa hodri meydan” ifadelerini kullandı.

“2026 yılının ilk grup toplantısındayız. 2025 yılı ülkemiz ve milletimiz için çok zor bir yıl oldu. Ancak yeni yıla, 2025’i bütün acılarıyla, bütün haksızlıklarıyla, adaletsizlikleriyle, bütün yaşattıklarıyla geride bıraktığımızı ümit ediyor; yeni yıla yeni umutlar ve yeni inançlarla giriyoruz. Bir kez daha 86 milyon yurttaşımızın yeni yılını kutlarken her biri için sağlık, huzur, refah, adalet diliyor ve içinde bulunduğumuz bu zorlu şartlarda, bu zorlu günlerde hiçbiriniz yalnız değilsiniz; her şeyin var bir çaresi, onun da adı Cumhuriyet Halk Partisi demek istiyorum.

Dün Boğaziçi Üniversitesi’ndeki direnişin de 5. yıldönümüydü. 2 Ocak 2021 tarihinde üniversitenin iradesine karşı rektör değil bir kayyum atadılar. Melih Bulu, Boğaziçi’nde siyasal vesayetin ilk kulu oldu. Ve o günden bugüne hem ona hem kendisinden sonra atanan kayyuma karşı öğretim görevlileri ve Boğaziçi’nin öğrencileri ve mezunları büyük bir direniş gösteriyorlar. Her hafta aynı gün, aynı saatte direniyorlar. Sırtlarını kayyımlık binasına dönüyorlar, yüzlerini özgür akademiye dönüyorlar.

Biz parti programımızda YÖK’ü, 1980 darbesinin tortusu, her partinin iktidara gelirken kaldıracağız deyip sonra etinden, sütünden, yününden istifade ettiği YÖK’ü; AK Parti’nin geldiğinde en önemli taahhüdü olan, şimdi en önem verdiği alan olarak kullandığı YÖK’ü kaldıracağımızı yazdık. Rektör atamalarıyla ilgili çalıştık. Buradan Boğaziçi öğrencilerinin, öğretim görevlilerinin ve tarihin huzurunda şunu ifade etmek istiyorum: Bir sandık gelecek. O sandıkta herkes bir şeylerle yüzleşecek ve hesaplaşacak. Yoksullukla hesaplaşacağız, işsizlikle hesaplaşacağız, güvencesizlikle hesaplaşacağız. İş cinayetleriyle, kadın cinayetleriyle, doğa katliamlarıyla hesaplaşacağız.”

Exit mobile version