Depremin ardından yaşanan kaos ortamında, suyun ve elektriğin kesilmesi nedeniyle cenazelerin büyük bir kısmı teyemmüm abdesti ile yıkandı. Gassal Mehmet Küçük, yaşadığı zorlukları şu sözlerle dile getirdi:
“Ben 2015 yılından beri gassallık yapıyorum. Ben binlerce cenaze yıkadım. 6 Şubatta deprem olduktan sonra burada çok sayıda cenaze vardı. Diyanet İşlerinin görevlileriyle birlikte cenazelerimize hizmet ettik. Şehirde suyun ve elektriğin olmaması sebebiyle mezarlık kompleksi ve deprem şehitliğine gelen cenazelerin hepsine teyemmüm abdesti alınarak yıkandı. Teyemmüm yapıldıktan sonra kefenleme işlemi ve cenaze namazı kılındıktan sonra defnettik. O günler anlatılmaz yaşanması gerekiyor ama Rabbim hiç kimseye bu günü yaşatmasın. O gün kendi acılarımızdan, yakınlarımızın cenazelerinden, akrabalarımızın kaybolması ve vefat etmesinden dolayı o gün daha da zordu. İnsanlar yakınlarının cenazelerine girmekten korkarken, deprem günü herkes kendi cenazesini kendisi kaldırdı ve defnetti”
Bir diğer gassal Mevlüt Kısacık, depremin yaşandığı günün meslek hayatlarının en zorlu günü olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Gassallık mesleği dışarıdan göründüğü kadar kolay bir meslek değil. Bu yerde farklı cenazeler ve cenaze yakınlarının acılarını görüyorsun. Bizim meslek için en zor günü 6 Şubat gecesiydi. O gün bizim mesleğimiz daha da zorlaştı. Normal günlerde cenazeyi en ince ayrıntısına kadar her şeyini yapabilirken o gün mahşer gününde kendi işimizi yapmakta zorlandık. Biz elimizden gelenin fazlasını yapmak istedik ama sadece teyemmüm aldırıp kefenleyip o şekilde cenazeleri defin ettik”
Hacer İnce ise depremde kendi yakınlarını kaybetmenin acısını yaşarken, mesleğini icra etmeye çalışmanın tarifsiz bir duygu olduğunu ifade etti:
