Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle:
“2 Temmuz ile Başbağlar katliamı unutmamamız gereken iki acıdır.
7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da gerçekleşecek olan NATO Zirvesi’yle ilgili görüşlerimi paylaşmak istiyorum. Dünya değişiyor, güç merkezleri, uluslararası dengeler değişiyor, teknoloji, enerji, ticaret ve güvenlik anlayışı yeniden şekilleniyor. Türkiye bu yeni dünya düzeninin neresinde olacaktır? CHP’nin yanıtı çok açıktır. Türkiye, hiçbir küresel rekabetin edilgen unsuru olmayacaktır. hiçbir gücün ileri karakolu olmayacaktır.
Hiçbir ülkenin stratejik taşeronu olmayacaktır. Türkiye kendi tarihinden, devlet geleneğinden ve millet iradesinden aldığı güçle kendi yolunu çizecektir. Bizim dış politika anlayışımızın merkezinde ideolojiler değil ulusal çıkarlar vardır, hamasi söylemler değil devlet aklı vardır. Günübirlik hesaplar değil cumhuriyetimizin ikinci yüzyılını inşa edecek stratejik vizyon vardır. Bugün dünya artık tek kutuplu değildir. Atlantik dünyası yeniden yapılanırken Asya küresel ekonominin ağırlık merkezi haline gelmiştir.
Türkiye’yi yalnızca bir bölgesel güç olarak değil, stratejik merkez ülke olarak görüyoruz. Türkiye’nin görevi cepheleşmenin parçası olmak değil, denge kurmak, güven üretmek ve bulunduğu coğrafyada istikrarın taşıyıcısı olmaktır. Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi’ni de işte bu anlayışla değerlendiriyoruz. Çünkü mesele yalnızca bir zirve meselesi değildir. Mesele Türkiye’nin yeni dünya düzeninde nasıl bir vizyon ortaya koyacağıdır.
Türkiye, NATO’nun güçlü bir müttefikidir, bu konuda bir sorunumuz yok. Türkiye bu masaya kimseden onay almak için değil, kendi tarihinden, coğrafyasından, millet aklından ve cumhuriyetin bağımsızlık anlayışından aldığı güçle oturmaktadır. CHP olarak bizim bakışımız açıktır. Türkiye, NATO üyesidir ancak NATO’nun ileri karakolu değildir. Türkiye, Avrupa güvenliğinin bir parçasıdır fakat Avrupa’nın çevresinde bekletilecek bir ülke değildir. Türkiye Rusya ve Çin ile de konuşur fakat hiçbir gücün yörüngesine giremez.
Bu bağlamda Türkiye’nin jeopolitik önemi büyüktür. Fakat bir ülkenin jeopolitik değeri sürekli başkalarına hatırlatılarak da büyümez. Türkiye kurumlarıyla, ekonomisiyle, hukukuyla, üretimiyle, diplomasiyle ve toplumsal bütünlüğüyle büyür ve saygınlık kazanır. Hiç kimse unutmasın CHP bu devlet aklının kurucu taşıyıcısıdır.


