Hazırlanan taslak düzenlemenin en önemli başlıklarından biri, esnek fiyatlandırma modeline geçilmesi. Bu çerçevede, şarj hizmeti veren şirketlerin belirli saatlerde ve belirli konumlarda indirim yapabilmesinin önü açılacak. Bu düzenleme ile hem rekabetçi bir piyasa yapısının oluşturulması hem de kullanıcıların daha avantajlı koşullara erişmesi amaçlanıyor.
Kullanıcıların ödeme imkanlarını genişleten önemli bir yenilik de taslakta yer alıyor. 1 Temmuz 2026’dan sonra otoyol ve devlet yollarında kurulacak tüm DC (hızlı şarj) istasyonlarında en az bir kredi kartı entegrasyonu zorunlu hale getirilecek.
Verimlilik ve kaynak kullanımı açısından ise, batarya doluluğu yüzde 85’in üzerine çıkan araçlarda şarj işleminin sonlandırılabilmesi mümkün hale geliyor. Bu adımla, güç yönetimi uygulamalarına yasal zemin sağlanarak şebeke kapasitesinin verimli kullanılması ve kullanıcıların doğru bilgilendirilmesi hedefleniyor.
Yönetmelik değişikliğiyle lisanslı şirketlerin belirli bir soket kapasitesine ve coğrafi yaygınlığa sahip olması zorunlu hale getiriliyor. Mevcut işletmeler için ise bu uyum şartlarını karşılamak üzere bir yıllık geçiş süresi öngörülüyor.
Ayrıca, mobil şarj istasyonlarının lisanslı şirketler tarafından da işletilebilmesine olanak tanınarak, özellikle yoğun dönemlerde ve acil ihtiyaçlarda erişilebilir bir alternatif sunulması amaçlanıyor.
Düzenlemenin önemli bir başlığı da ortak ağ (roaming) uygulamalarına ilişkin hukuki çerçevenin güçlendirilmesi. Buna göre, şirketler arasındaki roaming sözleşmelerinin Kuruma bildirim kapsamında yapılması zorunlu olacak.
