Yangının çıktığı akşam koridordan gelen gürültü ve bağırma sesleri duyduğunu ifade eden Buğur, “Saat 03.30 gibi bu seslere uyandım. Aklıma yangın gelmedi. Kapıyı açtığımda duman ve koşuşturan insanlar gördüm. Hemen kapıyı kapattım” dedi.
Hiçbir şekilde yangın alarmı duymadıklarını ve koridordan gelen sesler nedeniyle uyandıklarını belirten Buğur, “Eşime ‘Yangın var, çocukları kaldır’ diye bağırdım. Karbonmonoksit zehirlenmesinin yangınlarda etkili olduğunu biliyordum. Eğer binayı terk ederiz diye koridora çıksaydık bugün burada olamazdık. Çünkü çok hızlı şekilde önce şuurunuzu sonra hayatınızı kaybedersiniz. Bu yüzden dışarıdan kaçış planladık. Çarşafları birleştirdik, aşağı uzattık. Çarşaflar sundurmaya yetişiyordu, oradan zemine geçeriz diye planladım. O sırada 3-4 genç merdiven uzattı. Biz ve yan odadan 3 kişi merdiveni kullanarak tahliye olduk” ifadeleriyle kabus gecesini anlattı.
Buğur, yangın merdivenleriyle ya da yangın esnasında yapılacaklarla ilgili daha önce kendilerine herhangi bir bilgilendirme yapılmadığını dile getirerek, “Ben otelde yangın merdiveni olduğunu bilmiyordum, bize bu konuda kimse bilgilendirmede bulunmadı. Sirenler de hiçbir şekilde çalmadı. Yangınla ilgili bize yapılan bir uyarı ya da levha aklımda yok. Eğer otelde yangın alarm sistemi aktif şekilde, insanları uyarıcı şekilde çalışıyor olsaydı ve otelin dışında yangın merdiveni olsaydı belki de bir kişi bile hayatını kaybetmeyebilirdi.” değerlendirmesinde bulundu.



